banner915
1957 Okunma
Türkiye ve Avrupa'da şike araştırması
İSTANBUL (CİHAN)- Futbolda şike iddialarıyla ilgili gözaltı, ifade talepleri ve soruşturma devam ederken, Özkurt Hukuk Bürosu Avukatı M. Emin Özkurt, 'Şike Soruşturması Bilgilendirme Raporu' başlığı altında yazılı bir açıklama yaptı.
    Türkiye'de yargılanan 100 kişiden 54'ünün suçsuz olduğu iddia edilen yazılı açıklamada, şike cezasının ise orantısız bir şekilde ağır olduğunu ileri sürdü. Yapılan yazılı açıklamanın ayrıntısı şöyle:
    ''3 Temmuz'da gerçekleştirilen gözaltılar ile ortaya çıkan şike soruşturması, 2010 - 2011 sezonunda Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya 1. Lig'deki şike iddialarına yönelik olarak, İstanbul özel yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından sürdürülmektedir.
    Bu soruşturmanın şikeye yönelik olarak değil, silahlı suç örgütüne karşı yürütülen bir soruşturma olarak başladığını belirtmek gerekir. Bu şebeke dinlenirken daha sonra edinilen bilgiler ışığında soruşturma genişletilmiş ve şike iddialarını da kapsar niteliğe gelmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla, bu süreç içerisinde Süper Lig’in tüm 18 takımının başkanlarının ve yöneticilerinin telefonları dinlenmiştir.
    Sözünün ettiğimiz soruşturma kapsamında, şike ve teşvik meselesinde şüpheliler hakkında iki ayrı suç nedeniyle soruşturma yürütülmektedir:
    1. Şike yapmak veya şike yapmaya teşebbüs ile teşvik primi vermek veya buna teşebbüs etmek suretiyle 6222 sayılı Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu’nun 11. maddesine muhalefet etmek,
    2. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek veya örgüte üye olmak suretiyle Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesine muhalefet etmek.
    Hazırlamış olduğumuz “Bilgilendirme Raporu”nun amacı, 3 Temmuz 2011 günü itibarıyla başlayan ve “Şike Soruşturması” şeklinde ifade olunan süreç ile ilgili olarak ceza hukuku bakımından Türkiye’deki ve yurtdışındaki yasal durumu içerir bir bilgilendirmede bulunulmasıdır.
    Raporumuzu iki bölümde ele alacağız: İlk bölümünde şikeye ilişkin Türk hukukundaki düzenlemeleri inceleyeceğiz, ikinci bölümde ise, şike ile alakalı yurtdışı örneklerini irdeleyeceğiz.

    TÜRKİYE’DE ŞİKENİN CEZASI ORANTISIZ ŞEKİLDE AĞIRDIR
    Şike ve teşvik pirimi Türk Ceza Hukuku sistemine müstakil bir suç olarak, 14 Nisan 2011 tarihinde yasalaşan 6222 Sayılı “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun” ile girmiş bulunmaktadır. Söz konusu Kanun’un 11. maddesi şikeyi ve teşvik pirimini düzenlemektedir.
    Bahsi geçen maddeye göre, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun, spor kulübünün yönetim kurulu başkan veya üyeleri tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    Yukarıda yer verdiğim madde dolayısıyla, şu an tutuklu bulunan kulüp başkan ve yönetim kurulu üyelerinin 7,5 ile 18 yıl arasında, diğer kişilerin ise 5 ile 10 yıl arası bir yargılamayla karşı karşıya kalmaları söz konusudur.
    Bu yasa çıkmadan önce şike ve teşvik pirimi iddiaları, Türk Ceza Kanunu’nun Nitelikli Dolandırıcılık başlığını taşıyan 158. Maddesine çerçevesinde soruşturulmaktaydı ve cezası iki yıldan yedi yıla kadar hapisti. Hatırlayacağınız üzere, geçen sene Bochum Savcılığından TFF’ye gönderilen bilgiler ışığında başlatılan soruşturma, henüz 6222 Sayılı Kanun yasalaşmadığından, bu madde çerçevesinde yürütülmekteydi.
    Bu cezanın ağırlığını Türk Ceza Kanunu’nda yer alan diğer cezalarla mukayese ettiğimizde daha açık bir şekilde görebiliriz: Yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’na göre, insan ticareti 8-12 yıl arası, taksirle öldürme 3-6 yıl arası, organ ticareti 2-5 yıl arası, işkence 3-12 yıl arası, suç işlemek amacıyla örgüt kurma 2-6 yıl arası hapisle cezalandırılabilecekken şikenin karşılığının bu denli ağır bir hapis cezası olması ceza hukuku sistematiği açısından düzeltilmesi gereken hukuki bir yanlıştır diye düşünmekteyim.

    TÜRKİYE’DE YARGILANAN 100 KİŞİDEN 54’Ü MASUM
    Bu noktada sizinle, 2009 yılında yapılmış bir araştırmanın bilgilerini paylaşmak isterim:
    Avrupa ülkelerinde açılan kamu davalarının yüzde 95’i mahkûmiyetle sonuçlanıyor. Yani suç isnat edilen 100 kişiden sadece 5’i masum çıkıyor. Japonya’da ise 100 davadan 99’u mahkûmiyetle sonuçlanıyor. Fire sadece yüzde 1. Bizde ise, açılan 100 davadan 46’sının sonu mahkûmiyet. Anlayacağınız, mahkemede yargılananların düşenlerin yarıdan fazlası masum.
    Hakkında savcılık soruşturması yürütüp daha sonra dava açılmayanları saymıyorum bile. Bizde sistem, ceza kesmiyor belki masuma, ama öyle bir cefa çektiriyor ki, neredeyse mahkûmiyetle eş. Bu rakamlar da gösteriyor ki savcılık kurumu kamu davasını iyi hazırlık yapmadan veya elde ettiği verileri yanlış yorumlayarak açıyor, kısacası yeterli özeni göstermiyor.

    DÜNYA’DA ŞİKEYE EN AĞIR CEZA MUHTEMELEN TÜRKİYE’DE
    Bu başlık altında, şikeye ilişkin belli başlı ülkelerin düzenlemelerinden bahsedeceğiz ve bir takım bilgiler sunacağız:
    İNGİLTERE: İngiltere’de şike adli anlamda suç olarak kabul edilmemiştir. Bununla birlikte, 2006 tarihli yasa dolandırıcılığı 2005 tarihli Bahis ve Oyunlara ilişkin yasanın suç saydığı işler listesine eklemiş olup, şike bu çerçevede yargılamaya tabi tutulmaktadır.
    2005 tarihli yasanın ilgili 42. Maddesine göre, bahis ile alakalı olarak müsabaka sonucunu etkilemek üzere girişimde bulunan kişi iki yıla kadar hapis ve 5.000 İngiliz Sterlini para cezasına çarptırılır.
    ALMANYA: Almanya'da şike adli anlamda suç olarak kabul edilmemiştir. 2005'deki şike olayları dolandırıcılık hükümlerine göre takip edilmiştir. Dolandırıcılık çerçevesinde takip edilen davalarda verilebilinecek en yüksek ceza ise 5 yıl hapis cezasıdır. Ancak, Almanya'da kurulan komisyonlar aracılığıyla "spor dolandırıcılığı" seklinde bir suç ihdası gündemdedir ve şu sıralar bu konu üzerinde tartışılan bir meseledir.
    İSPANYA: İspanya'da şike adli anlamda suç olarak kabul edilmemiştir. Şike iddiaları genel manada dolandırıcılık hükümlerine göre takip edilmiştir. Ancak, İspanya'da yeni yasalaşmakta olan ceza kanunun 286. Maddesinde şike, “Spora İlişkin Rüşvet Suçu” şeklinde yeni bir suç olarak rüşvet çerçevesinde değerlendirilip buna göre cezaya tabi tutulacaktır.
    İTALYA: İtalya’da şike, 13.12.1989 tarihli ve 401 notu kanunun 1. Maddesi ile suç olarak kabul edilmiştir ve bu suçun karşılığı olarak 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
    İSVEÇ: İsveç’te şike adli anlamda suç olarak kabul edilmemiştir. Dolandırıcılık çerçevesinde takip edilen davalarda verilebilinecek ceza 6 ay ile 6 yıl hapis aralığındadır.
    YUNANİSTAN: 2725 Sayılı ve 1999 Tarihli Kanun’un 132. Maddesi uyarınca şike Yunan hukukunda ayrı bir suç olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Yunanistan’da şike suçunun karşılığı 3 ay ile 5 yıl arası hapis cezasıdır.
    Yunanistan’da bu tür davalar oldukça uzun sürmektedir. Bunu öngören kanun koyucu, Yunan Futbol Federasyonu’nun ceza yargılamasını beklemesinin gerekmediğini özellikle vurgulamıştır.
    SLOVENYA:
    Slovenya’da şike adli anlamda suç olarak kabul edilmemiştir. Dolandırıcılık çerçevesinde takip edilen davalarda verilebilinecek ceza 1 ile 8 yıl hapis aralığındadır.
    BULGARİSTAN: Yakın vakte kadar, Avrupa Birliği üyesi olup şikenin suç olarak değerlendirilmediği tek ülke Bulgaristan’dı ve bu nedenle, gerek UEFA, gerekse FIFA tarafından yoğun baskı altındaydı. Ne var ki, bu ülke de 21 Temmuz 2011 tarihinde ceza yasasına “Spora Karşı Suçlar” başlıklı bir bölüm koyup şikenin karşılığını 6 yıla kadar hapis ve 7.600 euro'ya kadar para cezası olarak düzenlemiş bulunmaktadırlar.

    SONUÇ
    Yukarıda yer verdiğim ülkelerden de görüleceği üzere şike pek çok ülkede ayrı bir suç olarak düzenlenmiş değil, çoğunlukla dolandırıcılık kapsamında değerlendirilerek bu suça karışanlar cezalandırılıyor.
    Buna rağmen, verilebilecek cezalara miktarlarına baktığımızda incelemeye aldığımız ülkelerin hiçbirinde bu suçun karşılığı Türkiye’deki kadar ağır bir hapis cezası değil.''
CİHAN
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.