Doktor Çeliker, "Her Göğüs Ağrısı Kalp Krizi Anlamına Gelmez"

Geçtiğimiz günlerde usta oyuncu Rasim Öztekin geçirmiş olduğu kalp krizi sonrası tedavi gördüğü hastanede hayanı kaybetmiş, kalp krizi konusu gündeme gelmişti. Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aydın Çeliker kalp krizinin belirtilerini ve nedenlerini anlattı.

SAĞLIK 12.03.2021, 16:07 12.03.2021, 17:21
Doktor Çeliker, "Her Göğüs Ağrısı Kalp Krizi Anlamına Gelmez"

HABERDENİZLİ.COM

Kalp krizinin tanımını yapan Uzm. Dr. Çeliker,Kalp krizi kalbi besleyen koroner damarlarının en az bir tanesinin tam ya da tama yakın tıkanmasıyla ortaya çıkan klinik bir tablodur. Kalbi besleyen damar tıkandığı andan itibaren bu damarın beslediği alandaki hücreler yeterince beslenemez ve 15 ile 30 dk. içerisinde beslenemeyen hücreler yavaş yavaş ölmeye başlarlar. Kalp krizi bugün gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde ne yazık ki en sık ölüm sebeplerinin başında gelir. Biz kardiyologların her gün karşılaştığı ve ani gelişen, insanların çoğunlukla beklemediği anlarda, beklemediği yerlerde, saatte gelişebilecek tehlikeli bir hastalıktır” dedi.

“GÖĞÜS AĞRISI BELİRTİLERDEN YALNIZCA BİRİ”

Kalp krizinin en sık belirtisinin göğüs ağrısı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Aydın Çeliker, “Kalp krizinin en sık belirtisi göğüs ağrısı. Göğüs ağrısında da bazı özellikleri var. Her göğüs ağrısı kalp krizi demek değildir. Özellikle göğüsün ortasında en az bir avuç içi kadar bir alanda çoğunlukla daha geniştir ve bu ağrı bütün göğsü kaplayabilir. Ağrı bir noktada değil de daha geniş bir alanda hissedilir. Buna en az avuç içi kadar demek lazım. Hastalar ağrıyı baskı, yanma, sıkışma gibi bir hisle tanımlıyorlar. Bazen hastalar göğsün üstüne bir taşla bastırıyorlarmış gibi şikayetlerle bazen de bir fil oturmuş gibi hislerle geliyorlar.  

“KRİZ ESNASINDA AĞRI MİDE, KOL VE SIRTTA DA OLABİLİR”

Yalnız bu ağrı sadece göğüste olmayabilir. Bazen kalbin ağrı yeri mide bölgesindedir. Hasta midem rahatsızlandı sanarak bazen acil servise gelir. Ağrı bazen de boyun bölgesinde olabilir. Hatta bazı durumlarda göğüste olmaz sadece kollarda olabilir ya da sırtta olabilir. Yani göbekten boyuna kadar göğsün her yerinde olabilen bir ağrıyla karşılaşılabilir. Ağrıya soğuk terleme, kusma gibi semptomlar eşlik edebilir. Ama mutlaka olmak zorunda değildir” dedi.

DENİZLİ

“KAYBEDİLEN HER DAKİKA KALPTEN BİR ŞEYLER GÖTÜRÜYOR”

Kalp krizinde zamanın çok önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Dr. Çeliker, “Kalp krizinde zaman çok önemli. Kardiyoloji pratiğinde bizim kullandığımız bir terim vardır; ‘zaman kastır’. Kalbimiz kanı pompalayan bir kas dokusudur. Kalp krizinin başladığı andan itibaren tedavi altına girene kadar ne kadar çok zaman geçerse o kadar çok kalp kasından kayıp olur. Kalp kası da kendini yenileyebilen bir hücre değil ne yazık ki. Öldükten sonra canlanabilen bir yapı değil. Dolayısıyla tedavideki gecikmeler, tanıdaki gecikmeler hastanın daha fazla kas kaybına ve beraberinde kalbinin daha fazla zarar görmesine yol açar. O yüzden kalp krizinde zaman çok önemli. Hastalarımız daha önce hiç yaşamadığı şekilde bir ağrı hissediyorlarsa mutlaka bir uzmana muayene olmalılar. Bazı hastalarımız daha önce kalp krizi geçirmiştir ve ağrıyı biliyordur. Ama hiç olmayan bir şiddet ve sıkıntılı bir ağrı olduğu zaman mutlaka en yakın hastaneye 5 dakika içinde gitmeliler.  Tabi günün mesai dışı saatlerinde olursa acil servisler bu noktada insanların başvuracağı ilk yer. Kaybedilen her dakika ne yazık ki kalpten bir şeyler götürüyor” şeklinde uyarılarda bulundu.

“KRİZİN BAŞLANGICINDAN TEDAVİYE KADAR OLAN SÜRE ÇOK ÖNEMLİ"

Kalp krizinin tedavi yöntemleri hakkında da konuşan Uzm. Dr. Çeliker, “Biraz önce bahsettiğim gibi kalp krizinde zaman her şey. Birinci tedavi öncelikle tam ya da tama yakın tıkalı olan damarı bir an önce açmak gerekiyor.  O yüzden Kardiyologlar olarak bizler 7- 24 çalışarak acil müdahale için her zaman hazırda bekliyoruz. Damarı açmanın iki yöntemi var. Bir tanesi pıhtı eritici ilaç verip damardaki pıhtıyı eritmek. İkincisi de hastaya acil olarak anjiyografiye alıp tıkalı damarı saptayıp balon ve stent yöntemleriyle damarı açmak. Eski yıllarda anjiyografi üniteleri şu andaki kadar çok yaygın değildi. Bazı şehirlerde hiç yoktu. Ulaşılması daha zordu. O dönemde daha çok pıhtı eritici ilaçlarla hasta tedavi ediliyordu. Kalp krizinin başlangıcından itibaren karşımıza geldiği tedavi altına aldığımız saate kadar geçen süre çok önemli. Pıhtı eritici ilaçların etkinlikleri ilk 3-4 saatten sonra çok hızlı bir şekilde düşüyor. O yüzden şu anda artık altın standart tedavi bu hastaları acil bir şekilde anjiyografiye alıp tıkalı damarı balon ve stent ile açmaktır. Burada tabi deneyimli merkez ve deneyimli operatör çok önemli. Çünkü hayati riski yüksek bir hastayla karşı karşıyayız. Bir an önce hızlı ve iyi bir müdahale yapmak zorundayız. Hızlı yapılan müdahale ve erken teşhis edilmiş bir hasta da yapılan müdahale kalp krizinde hayat kurtarıcı. Biz artık günümüzde hemen hemen bütün kalp krizi geçiren hastalara acil anjiyografi yaparak damarını balon ve stent ile açarak hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini sağlıyoruz” diye konuştu.

Yorumlar (0)