Denizli Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr Berfin Can Gök,  anne adaylarının hamilelikte yaşayacakları sık sağlık sorunları hakkında bilgiler vererek önerilerde bulundu.

Hamilelik döneminde hormonel değişikliklerin yanı sıra fiziksel ve psikolojik değişimler de yaşandığını belirten Op. Dr Berfin Can Gök, “Hamilelik, pek çok kadının hayalini kurduğu bir süreçtir. Tabi ki en büyük temennimiz sağlıklı bir annenin yanında, süreç sonrasında sağlıklı bir birey dünyaya getirmektir. Yaşanan her şey annenin ve bebeğin sağlığını doğrudan etkiler. Bu nedenle anne adaylarının bilinçli olması sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılabilmesi için oldukça önemlidir” diyerek özellikle hamilelik boyunca anne adaylarının en sık karşılaştığı sorunları aşağıdaki şekilde sıraladı ve önerilerde bulundu; 
Hamilelikte mide yanması; Mide ekşimesi ile mide yanması hamilelerin en sık karşılaştığı sağlık sorunlarından biridir. Hamilelikle birlikte vücutta meydana gelen hormonal değişimlerle sindirimin yavaşlaması, mide kapakçığının tam kapanmaması ve bebeğin mideye baskı yapması bu sorunları tetikler. Sağlıklı bireylerde mide yanması genelde gastrit veya reflü gibi hastalıkların sonucunda görülür. Şerbetli tatlılar, çikolata, asitli içecekler, soğan, domates, sarımsak, kızartılarak yapılan yemekler, baharatlı gıdalar, portakal vs. gibi besinler mide yanmasını tetikleyici özelliğe sahiptir. Hamileler de tıpkı reflü ya da gastrit hastaları gibi bu besinlerden uzak durmalıdırlar.

Hamilelikte sık idrara çıkma; Hamilelik sürecinde gerek hormonal değişimlerin etkileri hem de bebeğin mesane üzerinde oluşturduğu baskıya bağlı olarak mesane kapasitesi düşer ve idrar üretimi hızlanır. Bu iki etki sonucunda hamile kadınlarda sık idrara çıkma sorunu gözlenebilir. Bu durum normal olarak değerlendirilir. Fakat sık idrara çıkmanın yanı sıra idrar yaparken ağrı hissetme, idrarda bulanıklık, köpüklenme ve kötü koku fark etme, titreme, ateş gibi belirtilerin oluşması halinde idrar yolu enfeksiyonu veya daha farklı sağlık sorunları söz konusu olabileceği için bu belirtileri de yaşayan anne adaylarının sağlık kuruluşlarına başvurarak gerekli tahlilleri yaptırmasında fayda vardır.

Hamilelikte iştah artışı; Genel olarak hamilelerde iştah artması 3. aydan sonra ortaya çıkar. 6. ayın sonuna kadar da bu durum devam eder. İlk 3 ayda anne adayları mide bulantısından dolayı normalde sevdikleri gıdaları tüketmekten kaçınırlar. Bu 3 aydan sonra ise durum tam tersine döner ve aşırı bir iştah açılması söz konusu olur. Tüm 9 aylık süreç düşünüldüğünde en çok kilo alınan dönem bu döneme denk gelir. Çünkü zorlu geçirilen ilk aylardan sonra anne adayı rahatlar ve daha fazla yemeye başlar. Bebeğin de beslenme ihtiyaçlarının artmasından dolayı daha fazla tüketme eğilimi gösterilir. Bu nedenle gebelik süreci boyunca kilo alımı hekim kontrolü altında tutulmalı, yetersiz veya aşırı kilo alımının önüne geçilmelidir.

Artan Pozitif Vaka Sayıları Tedirginliğe Sebep Oluyor Artan Pozitif Vaka Sayıları Tedirginliğe Sebep Oluyor

Hamilelikte geçici ya da kalıcı kan şekeri yükseklikleri; Gebelik öncesindeki süreçte kan şekeri yüksekliği gibi bir sorun yaşamamasına rağmen bazı anne adaylarında şeker yüksekliği görülebilir. Annedeki şeker yüksekliğinin kontrol altına alınmaması halinde bebeğin normalden daha iri olması, erken doğum veya zor doğum gibi riskleri de beraberinde getirir. Gebelik sürecinde gelişen şeker yüksekliği, gestasyonel diyabet veya gebelik şekeri olarak adlandırılır. Hamileliğin 24-28. haftaları arasında yapılan şeker yükleme testi (oral glikoz intoleransı testi) ile tokluk kan şekeri düzeylerine ilişkin bozukluklar ve gizli şeker (pre-diyabet) olarak adlandırılan durum kolaylıkla tespit edilebilir. Bu nedenle şeker yükleme testi hekimin önerdiği zaman diliminde yaptırılmalı, herhangi bir şeker yüksekliğinin tespit edilmesi halinde hekim tarafından verilen önerilere gereken hassasiyet gösterilmelidir.

Hamilelikte anksiyete ve diğer psikolojik sorunlar; Gebelik süresince ortaya çıkabilecek birçok psikolojik problem vardır. Bunun nedeni yaşanmışlık olabileceği gibi değişen hormonal dengeler de olabilir. Özellikle hamilelerin bebeklerini kaybetme korkusu psikolojik sorunların temelinde yer alır. Geçmiş başarısız olan gebelik denemeleri, düşük ya da ölü doğum hikayesi psikolojik sorunları tetikler. Ancak anne adayının olumsuz düşüncelerden kendisini uzaklaştırması gerekir. Hamilelik süresince vücudunu dinlemesi, panikten uzak yaşaması, gelecekte bebeğiyle ilgili hayaller kurması anne adaylarını rahatlatır. 
Hamilelikte aşırı bulantı, kusma; Hamilelik sürecinde en önemli problemlerin başında aşırı bulantı ve kusma gelir. Gebeliğin ilk birkaç haftasında mide bulantısı görülmesi sürecin doğal bir parçasıdır. Günün herhangi bir diliminde bulantılar meydana gelebilir ancak en çok sabahları ortaya çıkar. Ancak 3. aydan itibaren bulantılar azalır ve zamanla ortadan kalkar. Kimi anne adayları bulantıların ve kusmaların bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkilediğini düşünür. Kusmanın tüm hamilelik sürecine yayılması ve anne adayının kilo kaybetmesi gibi bir sorunun ortaya çıkmaması halinde herhangi bir sağlık sorununa işaret etmez

Hamilelikte hipertansiyon; Hamilelik süresince gebeliğe bağlı hipertansiyon görülme olasılığı da vardır. Bu hipertansiyon sorunu genellikle gebeliğin sonlanması ile ortadan kalkar. Nadir olarak hipertansiyona idrarda protein kaçağı ve bazen nöbetler eşlik edebilir. (preeklampsi/eklampsi) Hem bebeğin hem de annenin hayatını tehdit edebilecek bir hastalık olması açısından önemlidir. Bu amaçla hekim tarafından verilen önerilere ek düzenli tansiyon ölçümü yapılması oldukça önemlidir.

Hamilelikte idrarda protein kaybı; Normal ve sağlıklı bir hamilelik süresince idrarda bir miktar protein görülmesi olası bir durumdur. Özellikle hamileliğin son haftalarına gelindiğinde böbreklerin geçirgen yapısı arttığından bu durum belirli ölçülere kadar normal olarak değerlendirilir. İdrarda protein kaybı çok yüksek olmadığı sürece düzenli takip yoluyla kontrol altında tutulur ve herhangi bir müdahale gerektirmez. 
Hamilelikte ciltte ödem; Hamilelik boyunca anne adaylarının damarlarında dolaşan kan miktarı yaklaşık olarak yüzde 50 civarında bir artış gösterir. Fazla sıvının bir miktarı da dokuların içinde birikir, bu durumdan dolayı ortaya çıkan şişlikler ödem olarak adlandırılır. Hamile kadınlarda bu duruma bağlı olarak ayaklar başta olmak üzere bacaklarda veya vücut genelinde ödem tablosu gelişebilir. Sağlıklı beslenme, protein gereksinimini karşılama, hafif egzersizler yapma gibi uygulamalarla ödem sorunu büyük ölçüde azaltılabilir.