Medi-magazine öyle bir habere denk geldim ki, küçük dilimi yuttum sanki dostlar. Bir yaşıma daha girdim, yaşıma yaş  başıma baş eklendi.  Şöyle bir anlığına  kanım damarlarımdan çekildi, dudaklarım titredi, dişlerim gıcırdadı,  dilim inledi,  hani boşlukta sallanan sandalye misali , ha düştüm ha düşücem,  işte öyle bi şey…. Düş gibi de değil hani, kabus gibi, karabasan gibi bişey tuhaf bi şey,,Aklım çık çık etmekle yetinmeye çoktan hazır,  ama ah o yüreğim yok mu o yürek işte o susmuyor işte, yazayım da kurtulayım, neyse kefaretim ödeyeyim istedim..şu şiddet belasını madem def edemiyoruz başımızdan, yazalım, utanır  yapmaz belki , biraz ar duygu kırıntısı kaldı ise eğer caydırıcı bile olabilir..


Bakın dinleyin, haberi özetliyorum size“…Sağlıkta şiddetin bu kez hedefi psikiyatri profesörü”, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Murat Kuloğlu, saldırıya uğradı. Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi önünde öldüresiye dövülen Kuloğlu, tedavisinin ardından polis merkezine giderek saldırgan hakkında şikayetçi oldu.” Saldırganın kendisini telefonla arayıp "Sen benim radarıma girdin. Radarıma giren kurtulamaz" diyerek tehdit ettiğini anlatan Kuloğlu, tehditler üzerine zaten suç duyurusunda bulunmuştum. Sonra bu vahim olay gerçekleşti dedi”.....Aklım almıyor, haberin devamı okuyunca anlıyorsunuz ki, sağlık raporu istediği gibi çıkmamış, vay sen misin aksi rapor hazırlayan, döverim ulan!!!!, zaten radarına girmişsin, alemi cihan olsun kurtulamazsın.

Tarihler 28 temmuz 2017 gösterirken, istediğini alamayan  gözü dönmüşün biri, hayatını hastalarına adamış, ömrünü zamanını tüketmiş, gözünün ferini bilime adamış,  kitaplardan başını kaldırmayı bırak, insan denen nankör canlıya daha fazla ne verebilir diye  durmadan okumuş, dağ gibi kitapları gençliğin heyecanına aldırmadan devirmiş, ömür denen zalime aklını  teslim etmeden, deh demiş , çüş demiş,  teri alnında, kanı sırtında kuramamışken daha  bir intihar vakasına çağrılmış, koşa koşa gitmiş, depresyonla baş edemeyen bir anneye yetişmiş, onu kendine bebeciğini anneye bağışlamış, korkudan aklını kaçırmaya  hazır onlarca panik ataklı müşkül hastaya çare olmuş, şizofreni, bipolar(iki uçlu ), şizo-affektif bozukluk, paranoya, ne arasan artık delilik boyutuna uğurlanan nicesini hayata kazandırmış, halkın ayıldı bayıldı, bu işe o çok alıştı, burnuna kolonya hohlattık mı kendine gelir be,oynuyo bu oynuyo,,boş ver yaa denilen onlarca madur konversifi günün sıcak dakikaları içinde  sevgi ile kucaklamış, bi kenara itilip kalmış binlercesine,  yaşamın devam ettiğine ikna etmiş, düzinelerce bağımlıya, bırak o meredi, bak biz yanındayız, sen yaparsın, hadi bi daha dene  cesaretini aşılayan;   bir adama, bir profesöre, bir hekime, belki bir baba, bu yapılır mı bu ya?…Oldu mu ya?…
Hayatını,,,, mesleğine esir etmiş, ömrünü rehin diye  emanete bırakmış ,,,hekimlere  şiddeti …
Yok yazamıcam artık…
Yüce atam sizleri kime emanet etti ha!!!!
 
 

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.