Salgın Nedeniyle Memleketine Döndü, Girişimci Oldu

Koronavirüs pandemisiyle birlikte İstanbul’da internet kafeleri kapanan Özlem Cennet Açar’ın memleketi Denizli'nin Çivril İlçesi'ne dönmesiyle yeni bir hayat serüveni başladı. Açar’ın girişimci ruhuyla açtığı yeni işletme takdir topluyor.

GÜNCEL 17.12.2020, 10:20 17.12.2020, 10:43
Salgın Nedeniyle Memleketine Döndü, Girişimci Oldu

HABERDENİZLİ.COM

Girişimci Özlem Cennet Açar, cennet elması serüvenine covid-19’un etkisi ve oğlunun fikri ile başladığını söyleyerek; “İstanbul Ümraniye’de oturuyoruz. Eşim internet kafe çalıştırıyordu.  Covid-19’dan dolayı maalesef kapatmak zorunda kaldık. İstanbul’da kalsak ne yapacağız en iyisi memleketimiz Denizli'nin Çivril İlçesi'ne dönelim dedik ve geldik. Oğlum yurt dışı için Çin’e eğitime gitmişti. Orada kiraz kurusu ve hurma kurusunun Japon ve Çinlilerin çok tükettiğini dile getiriyordu. Böylece benim eşimde bir yıldır cennet elması kurusunu Japonlardan esinlenerek araştırmaya başladı. Koronavirüsten dolayı dükkan kapanınca biz Şenköy’e geldik. Zaten eşimin kardeşi ve eşi 15-20 yıldır Honaz ve Kaklık’tan cennet elması yaşını alarak sebze pazarında satış yapıyorlardı. Onlarda bu işi yapıyorken bizde birlikten kuvvet doğar dedik ve ortak olmaya karar verdik. Bu zor günleri birlikte aşalım dedik. “

“MEMLEKETİME HAS OLAN HER ŞEYİ YAPIYORUM”

Cennet elmasının nasıl yapıldığını anlatan Açar şunları kaydetti; “İlk olarak 25-30 işçi ile hurmaları topladık ve Şenköy’e getirdik. Sonra kabuklarını soymaya başladık. Kabuklarının etrafındakileri temizledik ve iplere bağladık. 25 günde kuruyorlar. 15 ton yaş cennet hurmasını iplere dizdik ve kuruyunca 3 ton kaldı. Yaşken 5 TL’ye sattığımız cennet hurmasını kuru iken 50 TL’ye satıyoruz. Kakaolu ve sadesi mevcut. Sadece cennet hurması değil, domates salçası, tarhana, patlıcan ve biber kurusu, alıç, sumak, cennet hurması sirkesi, reçeli yani memleketime has doğal olan her şeyi yapıyoruz. Satışı internet üzerinden yapıyoruz.”

“MEMLEKET GİBİSİ YOK”

Köyünden ayrılmayı düşünmediğini ifade eden Açar; “Ne kadar İstanbul’un taşı toprağı altın olsa da insanın memleketi gibisi yok. Bülbülü altın kafese koymuşlar ‘ah vatan vah vatan’ demiş. Buradaki sıcaklığı ben İstanbul’da görmediğim için bir de dükkanımızın kapalı olmasından dolayı köyümde kalmayı düşünüyorum. Allah bu günlerimizi aratmasın. Sağlık ve sıhhat olduktan sonra her şey olur.” şeklinde konuştu.

“CENNET ELMASI BEREKETLİ BİR MEYVE”

Cennet elmasının çok bereketli bir meyve olduğunu söyleyen Açar; “Cennet elmasını soyduktan sonra kabuklarını çöpe atmıyoruz. Onları da değerlendiriyoruz. Cennet elmasının sirkesi çok güzel oluyor. Korona hastalığına, boğaz enfeksiyonlarına çok iyi geliyor. O yüzden cennet elmasının kabuklarını da değerlendiriyoruz. Bir litre sirkeyi 25 TL’ye satıyoruz. Aslında cennet elmasından birçok şey elde ediyoruz. Reçel olarak da yapıyoruz. Reçelde çok güzel tadı var. Herkese tavsiye ederim. Çok sağlıklı bir meyve, kurusunu, yaşını, cipsini, sirkesini her şekilde yapıyoruz” dedi.

“ÖZLEM ABLA VARSA ZATEN HER ŞEY TAMAM”

Müşteri memnuniyetinin oldukça güzel olduğunun altını çizen Açar; “Müşterilerimin memnuniyeti çok güzel. Telefonla arayıp teşekkür edenler, İnstagram üzerinden ürünleri paylaşıyorlar. Ben daha öncede direksiyon öğretmenliği yaptığım için çevrem var. Özlem abla varsa zaten her şey tamam diyorlar. Kim derdi sıkıntısı olsa Özlem Ablam yapar derler. O yüzden hem müşteri sıkıntısı yaşamıyorum hem de memnuniyet açısından hiç problem olmuyor. “ ifadelerini kullandı.

kaynak genccivrilgazetesi

banner1640
Yorumlar (0)