DERS ÇALIŞTIRMA ÜZERİNE AİLELERE TAVSİYELER

Malum okullar açıldı. Kimi evlerde ilk defa bir okul heyecanı  kimi evlerde de daha önceden aşina olunduğu için rutin bir heyecan başladı. Çocuklarımızda da yaz tatilinden çıkmanın mahmurluğu, rahatlığı vardır. Özellikle çocuklar için az da olsa veliler için  hayat arabasını kaza yapmadan tatil yolundan okul yoluna geçirmek gerekir. Oyun için, TV için, internet için, gezme için frene basıp, ders çalışma, kitap okuma pedalına yavaş yavaş basmak  gerekir ki araba çok sarsılmadan okul yoluna geçsin. Günlük programımıza artık günde en az bir saat olmak üzere düzenli  ders çalışmayı koymak lazımdır. Bundan daha fazla saat çalışmanın zararı var mıdır derseniz düzenli ve dozu yüksek olmamak şartıyla tabii ki yoktur.

Çocuklarımıza ders çalışmayı teşvik etmek gerekir. Bunun en ideali düzenli ders çalışmadır. Bu konuda hem annenin hem de babanın katkı sağlaması gerekir. Çünkü çocuk bizim çocuğumuzdur sadece annenin veya babanın çocuğu değildir. Müsaitliğimize göre, iyi olduğumuz konuya göre bunu anne ve babanın kendi arasında ayarlaması gerekir. Artık çocuğun günlük hayatını tatil modundan  okul moduna geçirip  programlamakta fayda vardır. Kanun gibi bir yere yazmaya gerek yoktur ancak herkesin günün vakitlerine göre görevini bilmesi gerekir. Mesela aşağı yukarı şu saatte yemek hazır olur, şu saatler arası ders çalışmayı düşünüyorum, şu saatte de milli maç var onu seyretmek istiyorum gibi. En güzeli çocuğun benim dersim var diyerek kitabı, kalemi, defteri alıp  kendi başına oturup dersine çalışmasıdır. Ama bu her zaman böyle olmayabilir. Böyle olup alışıncaya kadar ailenin de çeşitli yönlerden çocuğa  destek olması gerekebilir. Gerekirse ödev bitinceye kadar çocuğun başında kitap okuyarak evde bir ders çalışma-kitap okuma saati oluşturulabilir.

  

Öncelikle aile çocuk için iyi, sessiz, ılık bir ders çalışma ortamı hazırlamalıdır. Odası dikkatini dağıtmayacak şekilde derli toplu olmalı, çalıştığı odada ve evde  çocuğu etkileyecek şekilde gürültü olmamalı, çalıştığı ortam ılık olmalı, ideal olan bir masa ve sandalyeye oturup çalışmalı (bazıları ben yatarak, gezerek, müzik dinleyerek çalışırım diyebilir ama genelde verimsiz olur), çocuğun cep telefonu varsa gözünün önünde olmamak şartıyla dikkatini çekmeyecek bir yerde olmalı ve mümkünse sessizde olmalı, ders çalışma materyalleri ( kitap, defter v.b)  eksiksiz olmalı ve olabildiğince programlı (Bir dersi bitirmeden diğer derse geçmemelidir, tek derse odaklanmalıdır.) ders çalışmalıdır. Anne-baba mutlaka uzaktan çocuğun ders çalışmasını izlemelidir. Çocuğun dikkati çok çabuk dağılıyorsa veya başka şeylerle uğraşıyorsa sebebine göre müdahalede bulunmalıdır. Ödevleri mutlaka kontrol etmek lazımdır. Doğru ve düzgün yapılan ödevlerde ‘Aferin çok güzel yapmışsın’ gibi övücü, teşvik edici söylemlerle çocuk desteklenmelidir.         

Bunlarla birlikte çocuğun hayatında mutlaka sosyal faaliyetler ve oyun da olmalıdır. Bu vesileyle çocuk hem enerjisini boşaltmalı, hem bu yönlerden kendini geliştirmeli hem de bunlar aracılığıyla diğer çocuklarla iletişime geçmelidir. Ama bunlar dersin ve okulun  önüne hiçbir zaman  geçmemelidir. 

Sosyal faaliyetler kapsamında tercihen spor faaliyetleri olmak üzere çeşitli kurslar olabilir. Bunun içeriği tercihen ailenin onayladığı ve çocuğun zevk aldığı, yapmak için can attığı bir faaliyet olmalıdır. Bunun illa bir kurs şeklinde olmasına gerek yoktur. Yaşanılan ortama,  çocuğa  (yaş, cinsiyet v.b) ve  imkanlara göre bunlar değişebilir. En basitinden mahalledeki parkta oynayabilir, mahalledeki arkadaşlarla maç yapabilir, bisiklet sürebilir v.b.

İnternet ve bilgisayarın yerini çocuğun hayatında minimale indirmek gerekir. Bilgisayar ve internet imkan dahilinde öğrencinin olduğu her evde olmasında fayda vardır. (Gerçi anne-babalar çocuklardan önce kendileri için sırf sosyal medyaya ve oyunlara ulaşmak için internet zaten bağlatıyorlar) Ancak kontrol altında olmalıdır. Mutlaka aile koruması yaptırmak gerekir.  Çünkü çocuk tek bir tıkla ödevden başka her şeye ulaşabilir. Babalar ve anneler kullanmada sınırı aşarsa bu da ailevi problemlere neden olur v.s Gerçi bu tek başına ayrı olarak ele alınması gereken  bir konudur.

T.V ve bilgisayara (veya tablet) önce derse çalışmak şartıyla izin verilebilir. Özellikle oyun için  bilgisayarın (tabletin) saatini iyi ayarlamalıdır. Örneğin çocuk çok zorluyorsa günde ½- 1 saat hafta sonu 2 saat gibi olabilir. Çok sıkıntı yapmayan bir çocuksa hafta içi hiç alıştırmadan sadece hafta sonu ödevleri yapmak şartıyla ödül niyetiyle izin verilebilir. T.V da bazı programları ve filmleri seyretmemek şartıyla belli saatlere kadar izin verilebilinir. Çocuk daha fazla seyretme konusunda çok zorluyorsa gerekirse hiç kimsenin seyretmesine müsaade etmeden tamamen kapatılabilir. Neticede TV  hayat için gerekli bir faktör değildir.  Hatta başarılabiliniyorsa  hiç seyredilmese onun yerine evde herkes birbiriyle muhabbet etse daha faydalıdır.

Netice olarak çocuklar bizim doğru yönlendirmemize göre hareket etmelidir. Bunlar bizim çocuklarımız olduğu için başarılı olmalarının kendilerine faydası olmakla birlikte bize de faydası vardır. Onun için mutlaka hem anne hem de babanın çocuğunun her şeyinden haberi olmalıdır. Çocuk yetiştirme işini birlikte yapmalıdırlar. Çocuklarımız ne kadar zeki olurlarsa olsunlar onu kullandıramazsak çok bir işe yaramaz. Altından kalkamadığımız durumlarda da bir bilenden gerekirse bizim gibi profesyonellerden yardım istenmelidir. Bunu da çocuğun yaşı çok ilerlemeden yapmak gerekir. Çünkü bilinmelidir ki çocuğun yaşı ilerledikçe onu yönlendirmek daha da zorlaşacaktır.

YORUM EKLE