19.04.2021, 11:55

Denizli'de Virüsten Çok İntihar Vakaları Revaçta, Peki Bunun Sebebi Ne?

Denizli’de son zamanlarda intihar vakaları oldukça yükseldi. İntihar eden kişilerin yaş aralığına baktığımızda 25-50 yaş aralığının daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle son 1 yıldır yani pandeminin başlangıcından bu yana bu rakamlar artarak, her gün 2’den fazla kişinin ne yazık ki intihar ettiğini medyadan duyuyoruz. Ya evinde ya iş yerinde hayatını sonlandıran bu insanların neden intihara başvurdukları dışında her şeyin gündeme geldiği bu günlerde biraz da bu acı ama gerçek durumdan söz etmek isterim. 

Haberlerde gördüğümüz intihar vakaları hakkında siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum fakat bahsettiğim 25-50 yaş aralığındaki kişilerin çoğunun işlerine son verildiği, ekonomik sorunlardan dolayı diyerek basite alınmayacak kadar insanların dibe sürüklendiği maddi imkânsızlıkların sonucu ne yazık ki bu kadar acı oluyor. 2020 yılının Mart ayından bu yana içinde bulunduğumuz pandemiden dolayı birçok insan işlerinden çıkarıldığı için evlerinin kiralarını, faturalarını karşılayacak güçlerini kaybettiler. 

Bundan çok kısa süre önce Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk; ‘Ülkemizde yoksulluk hiç yok denilecek kadar az, her şey yolunda’ demişti. 1.040.915 nüfuslu bir Büyükşehir olan Denizli’de dahi intihar vakaları bu kadar yüksekken tüm ülke genelinde her şeyin normal olduğunu söylemek akıllı birinin işi olmayacaktır. Doğru düzgün bir yönetim şekline sahip olunmadığı gerçeğini böyle yalanlayarak toplumu kandırmanın mümkün olmadığını görmenizi dilerim. 25-50 yaş aralığı dediğimiz kısım daha ömürlerinin baharını yaşayacakları dönemlerde evlerine bir tane ekmek götüremeyecek duruma gelmelerinin çaresi olarak ölümü tercih ediyor ve biz sadece bugün şu kişi intihar etmiş diyerek hayatımıza devam ediyoruz. COVID-19’un uzun bir süre daha bizimle olacağı açık bir şekilde ortada. Ve biz daha kaç kişinin çaresizce hayatlarını sonlandırdığına şahit olacağız? Her şeyin mükemmel olarak yansıtıldığı, yoksulluğun hiç olmadığı öne sürülen bir ülkede insanlar çocuklarına bir pantolon alamadıkları için kendilerini yakmaz, her şey bizlere yansıtıldığı gibi harika olsaydı evine bir tane ekmek alamadığı için veresiye yazdırmaya utanan bir baba kendini asmazdı. Ülkemde her şeye çözüm var maşallah, bir yoksula yok. Asgari ücret alan herkesin arabası vardır diyen Bakanımızla, sadece Denizli’de her hafta 10’dan fazla kişi yaşamına son verirken ülke genelinde yaşadığı maddi imkânsızlıklardan dolayı bu yola başvuran kişi sayısının kaç olduğunu konuşalım. 

Her şey bu kadar mükemmelken bu insanlar neden ölümü tercih ediyor diye soruma cevap aramaya devam edeceğim, umarım ki bu süre zarfında evinde bir tencere çorba pişmeyen bir aile daha yok olmaz.

Yorumlar (8)
Ercan ÇETİN 2 hafta önce
Sayın Huriye Nur GENÇOĞLU yazını sonuna kadar okudum bu konuda sana kesinlikle katılmıyorum.İnsanlar fakirlikten dolayı değil,Alıştıkları lüks yaşamdan vazgeçemeyip, fakir olarak yaşamaktansa ölmeyi tercih ediyorlar.Türkiyede rahat iş arayana değil amma iş arayan herkese iş var bunu bil istedim ...Saygılarımla.
Berna K. 2 hafta önce
Ülkemizin gerçek gündemi bu gençler işsiz, umutsuz, ekonomik ve psikolojik çıkmaz içindeyken bu süreç içinde daha fazla mağdur olmaları üzücü ve bunu gündeme getiren ilgililere teşekkürler.
Mert 2 hafta önce
Bunun sebebini ben size yazayım. Tüm bunlar AKP amel defterine yazılmaktadır. VAllahi de, Billahi de, TAllahi de AKP'nin amel defterine ve onlara OY verenlerin amel defterine yazılmaktadır.
Sadece Ali 2 hafta önce
dilden çıkanla eyleme dönüşenin zıtlıklarıyla varolduğu bir coğrafyada yaşıyoruz , bir tarafta saraylar , lüks konutlar bir gün eksik olmayan
tatlılar var ise diğer tarafta da değil tatlı alabilmek iftarını dahi zor açabilen insanların yaşadığı hayal değildir ama nedense bize gösterilen hep
zengin kesim ve onların yaptıkları.Diğer insanlar nereden geldi ? pekala madem o kadar iyiyiz o zaman bu insanlar neden bu halde ,zaten zor olan bir
geçim pandemiyle kat ve kat zorlaştı ve karşılığında birazcık mali yardımla herşeyin düzelebileceğini düşünebilen insanlar var,merakım o ki bu
insanlar görevlerini bırakıp aynı maliyetle kaç gün hayatta kalabilecek bir görmemiz gerekiyor , bir de ramazanın getirdiği ve gönüllerimizde taht kurmuş
bir ramazan pidesi geleneği vardır ? bu yıl kaç kişi pide alabilecek durumda ? işverenin bile alırken düşündüğü bir ekmeği asgari ücretli nasıl alabilir
nereden bakarsak bakalım , insanlığımız insansızlığa göz göre göre mahkum edilmiş durumda , sana cennetin içinde cehennemi sunanların arasında bu
dünya ne kadar katlanılabilir bir yer ? tamam kötülük ve zalimlik dünyanın her yerinde var ama insanına göz göre göre yardım etmeyen onun temel
ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak bir durumda iken ona sadece sabret diyen konuşunca da vatan haini ilan eden bir coğrafya da söylesenize
nasıl varolabilirim ? benim kaybettiklerimi zihnen ve bedenen kim geri verebilir ? Bir de şu konudan bahsetmeden edemeyeceğim ,
sayın Huriye Nur Hanım sizin burada bahsettikleriniz kaç yerde var , neden biz gerçekleri herkezin dilinden değil de birkaç duyarlı insanın dilinden
duyuyoruz , neden benim ülkemin haberlerini, kötülüklerini ben onu düzeltmeyen çalışan ve çabalayan türk yayın organlarından değil de sizin gibi
sayısı az olan birkaç duyarlı insandan veyahut ingiliz , alman yayınlarından öğreniyorum ve gerçeği öğrendiğim yetmezmiş gibi bir de bunları sırf
ülkenin kötülüğü için paylaşıldığını düşünen insanlarımız neden bu kötülüğü düzeltmeye çalışmak yerine çamura bir çamur daha atma gayesindeler ?
Devlet Deveci 2 hafta önce
Güzel yazı tebrikler
HİKO 2 hafta önce
DOĞRU SÖZE NE DENİR...
önder 2 hafta önce
yalnis katilmiyorum ondan ziyade uyusturucu
önder 2 hafta önce
yalnis katilmiyorum ondan ziyade uyusturucu