13.07.2019, 10:03

DEMOKRASİ VE GELİŞEN TEKNOLOJİ

“Bütün evrenin en küçük parçası dahi değişmeye mahkûmdur, değişim kaçınılmazdır. Bunun istisnası değişimi sadece kötüye yoran basmakalıp bir zihindir.”

Dünya tarihi boyunca bilinen yönetim biçimlerini incelediğimizde 30 farklı yönetim biçimin olduğunu görürüz. 21. yüzyılın başında yapılan bir araştırmaya göre Dünyadaki 192 ülkeden seçimle iş başına gelen demokratik ülke sayısı 120'ye ulaştı. Bu rakam dünya nüfusunun yaklaşık %60'ına denk gelmektedir.

Demokrasi nedir?

Demokrasi sözünün etimolojik kökeni “demos” (halk) ve “kratos” (egemenlik) kelimelerine dayalıdır. Kısaca Demokrasi, halkın egemenliği demektir. Demokraside egemenliğin gerçek sahibi “birey” ve nihayetinde, bir devlet sınırları içerisinde yaşayan “halk”tır. Yunanca dimokratia (yardım·bilgi) (δῆμος, yani dimos, halk zümresi, ahali + κράτος, yani kratos, iktidar) sözcüğünden türemiştir. Türkçeye, Fransızca démocratie sözcüğünden geçmiştir.

Demokrasinin tarihi…

Demokrasi ilk olarak eski Yunanistan'da, şehir-devletlerinde uygulandı. Doğrudan demokrasiye çok yakın olan bu sistem Atina demokrasisi olarak da anılır. Teoride bütün yurttaşlar mecliste oy verme ve fikrini söyleme hakkına sahipti fakat o günün koşullarına göre kadınlar, köleler ve o şehir-devletinde doğmamış olanlar (metikler, yerleşik yabancılar) bu haklara sahip değillerdi. Bu sistemin en güçlü uygulayıcısı olarak Atina'yı ele alırsak: M.Ö. 4. yüzyılda nüfusun 250,000-300,000 arasında olduğu tahmin edilir. Bu nüfusun 100,000'i Atina vatandaşı ve Atina vatandaşları arasında da sadece 30,000'i oy verme hakkına sahip yetişkin erkek nüfusu bulunduğu tahmin edilir.

Roma İmparatorluğu döneminde ise uygulanan devlet sistemi, temsili demokrasiye yakın bir nitelik taşımaktaydı. Demokratik haklar genellikle sosyal sınıf ayrımına göre şekillenirdi ve güç elitlerin elindeydi. Bununla beraber, Eski Hindistan'da bazı bölgelerde uygulanan sistemler de temsili demokrasiye benzetilir. Roma İmparatorluğu ile paralel olarak, kast sisteminin varlığı, gücün varlıklı ve asil bir azınlığın elinde olduğu söylenebilir.

Orta çağda ise demokrasinin gelişme süreci içindeki en büyük olay İngiltere'de kralın yetkilerini din adamları ve halk adına sınırlayan Magna Carta Libertatum'un (Büyük sözleşme) ilan edilmesidir. Bu belge doğrultusunda ilk seçimler 1265 yılında yapılmıştı. Fakat bu seçimlere, yapılan kısıtlamalar sebebiyle, halkın çok az bir bölümü katılabilmişti.

Birçok ülkede devlet yönetiminde zaman zaman demokrasiye benzer uygulamalar yapılmıştı. Örneğin İtalyan şehir devletlerinde, İskandinav ülkelerinde, İrlanda'da ve değişik ülkelerde bulunan küçük otonom bölgelerde demokrasinin prensiplerinden seçim yapılması, meclis oluşturulması gibi uygulamalar oluyordu. Fakat hepsinde demokrasiye katılım erkek olma, belli miktarda vergi verme gibi standartlarla kısıtlanıyordu.

18. ve 19. yüzyıllarda demokrasi, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile hızlıca yükselen bir değer haline gelmiştir. Bu yüzyıllardan önce demokrasi büyük devletlere değil, sadece küçük topluluklara uyan bir hükümet şekli olarak anılıyor ve esas itibariyle doğrudan demokrasi olarak tanımlanıyordu. Amerika'nın kurulmasını sağlayanların oluşturduğu sistem ilk liberal demokrasi olarak tanımlanabilir. 1788 yılında kabul edilen Amerikan anayasası hükümetlerin seçimlerle kurulmasını ve insan hak ve özgürlüklerin korunmasını sağlıyordu. Bundan daha önce de koloni döneminde Kuzey Amerika'daki kolonilerin birçoğu demokratik özellikler taşıyordu. Koloniden koloniye farklılaşmakla beraber, hepsinde belli miktarda vergi veren veya istenen bazı sıfatları karşılayabilen beyaz erkeklerin seçme hakları vardı. Amerikan İç Savaşı'nın ardından 1860'larda yapılan değişikliklerle kölelere özgürlük ve oy verme hakkı tanınması ile demokrasinin gelişme süreci içerisinde bir adım daha atılmış oldu.

1789 Fransız Devrimi'nde ise bir anayasa hazırlanarak iktidar halkın seçeceği bir parlamento ile kral arasında paylaştırıldı. Ulusal Konvansiyon hükümeti yetişkin ve belli miktarda vergi veren erkeklerin oy vermesiyle seçildi. Fakat ilerleyen yıllarda Napolyon'un başa geçmesiyle demokrasiden oldukça uzaklaştı.

20. yüzyılda demokrasi hızlı bir değişme ve gelişme göstermiştir. Yüzyılın başlarında, I. Dünya Savaşının sonunda Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarının yıkılmasıyla birçok yeni devlet ortaya çıktı ve bu yeni ülkelerin devlet yönetimi genellikle, o döneme göre, demokratik sayılabilecek yöntemlere sahipti. 1929 yılında ortaya çıkan Büyük Buhran döneminde Avrupa, Latin Amerika ve Asya'da birçok ülkede diktatörler ortaya çıktı. İspanya, İtalya, Almanya, Portekiz'de Faşist diktatörlükler ortaya çıkmışken, Baltık ve Balkan ülkelerinde, Küba, Brezilya, Japonya ve Sovyet Rusya'da demokratik olmayan yönetimler iktidara geldi. Bu sebeple 1930'lar Diktatörler çağı olarak nitelendirilir.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra sömürgecilik anlayışı son buldu ve tekrar birçok bağımsız ülke ortaya çıktı. Demokratikleşme hareketleri Batı Avrupa'da yoğunlaştı. Almanya ve Japonya'da diktatörlükler son buldu, silahlanma politikası yerine, II. Dünya Savaşı sonunda imzalanan anlaşmalarında etkisiyle, refah devleti olma amacını güttüler.

20. yüzyıldaki en büyük çekişmelerden biri de demokratik olmayan Sovyet Bloğu ülkeleriyle Batı demokrasileri arasında gerçekleşen Soğuk Savaş'tı. Komünizmi yaymaya çalışan Sovyet Rusya ile diğer demokrasi çeşitleri arasından sıyrılmış liberal demokrasiyi yaymaya çalışan ABD liderliğindeki batı gurubu arasındaki çekişme 1989 yılında son bulmuştur. Francis Fukayama Tarihin Sonu adlı makalesinde, Soğuk Savaşın bitmesiyle artık liberal demokrasinin tüm dünyada yayılacağı haberini verir. Nitekim bu demokratikleşme süreci, yakın dönemdeki Gürcistan'daki Gül devrimi, Ukrayna'daki Turuncu devrimi ile devam etmektedir.

Demokrasi mükemmel bir rejim mi?

Bu soru bir dönem ülke gündemine oturmuştu. Eski manken Aysun Kayacı katıldığı bir televizyon programında "Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, 'dağdaki çoban'la benim oyum eşit mesela. Niye? Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit. O benim kadar duyarlı benim kadar sorumluluk sahibi bir şekilde yaklaşıyor mu acaba" şeklinde bir konuşma yapmıştı. Ardından ilginç bir olay yaşanmış, çobanlık yapan Osman Türkman isimli bir vatandaş 2008 yılında katıldığı bir tartışma programında "Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, 'dağdaki çobanla benim oyum eşit mesela" dediği için "kızdığı" manken Aysun Kayacı'dan özür dilemişti. Türkman, Kayacı'nın 10 yıl önceden olacakları gördüğünü savunmuştu.

Demokrasiden daha mükemmel bir yönetim biçimi zaman içerisinde geliştirilir mi bilinmez ama demokrasi ile yönetilen ülkelerde demokrasinin zayıflamasıyla ciddi sıkıntıların ortaya çıktığı aşikar….Bunlardan birisi yolsuzluk…

Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) Ocak 2019’da bir araştırma raporuna göre Ülkeler demokrasilerine göre dört kategoriye ayrılıyor: 1. tam demokrasiler, 2. hatalı demokrasiler (otokratik eğilimli), 3. Hibrit (kısmen özgür) rejimler ve 4. otoriter devletler.

Yayınlanan rapora göre Demokrasi kalitesinde gerileyen ya da küçülen 31 ülkenin hepsinde (Türkiye dâhil) yüksek düzeyde kamu kesimi yolsuzluğu var. Demokratikleşme düzeyi arttıkça, kalkınma ve ekonomik büyüme de artıyor. Demokratikleşme düzeyi azaldıkça eğitim ve sağlık hizmetleri önemli ölçüde kötüleşiyor.

Günümüzde yerel seçimlerin sonuçlanmasından sonra yolsuzluk iddiaları ülkenin gündeminin meşgul etmekte ve uzun sürede meşgul edecek gibi görünüyor. Türkiye tarihinde ise Demokrasinin kalitesi ve yolsuzluk ilişkisi özetleyen birçok kötü örnek bulunsa da güzel bir örnekte yok değil…

Mustafa Kemal Paşa Meclis Başkanlığındaki Birinci Meclis'in üyeleri, fedakar ve cesur bir yapıya sahip olup çoğu vekil Ankara'ya güçlükle ulaşmıştır. Mecliste, çoğu zaman mumla çalışılmış, vekiller bir süre maaş alamamışlar, bir yıl sonraki maaşlarını ise bütçe açığını kapatmak için devlete bağışlamışlardır.

Peki Demokrasi rejimi değişir mi ya da geliştirilebilir mi?

M.Ö 535-475 yılları arasında Efes'de yaşamış olan filozof Herakleitos. "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" diyor.

Yaşadığımız çağda teknoloji insanlığın kaderini şekillendirmekte. İnsanlık tarihi boyunca hep var olan iletişim artık yeni bir boyut kazanmış durumda. Hızla değişen teknoloji, giderek artan istek ve ihtiyaçlar internet, sosyal medya gibi kavramları dünyada büyük bir güç haline getirdi.

Demokrasi rejiminin artı yönleri olduğu gibi eksi yönleri de mevcut. Teknolojinin önlemez yükselişi birçok şeyi değiştireceği gibi dünya nüfusunun yüzde 60’ından fazlasını yöneten Demokrasi rejimini de değiştirebilir ya da geliştirebilir…

Seçim barajı olan bir ülkede yaşayan bir insan olarak demokrasi sistemine alternatif naçizane fikrim şöyle:

Antik Atina'da hükümranlık hakkı, 20 yaşını doldurmuş tüm Atinalı erkek vatandaşların üyesi olduğu Eklesia (Halk Meclisi)’ya aitti. Bu meclis devlet memurlarını seçer, kanunlar çıkartır, harp, barış ve ittifak gibi önemli konulara dair kararlar alırdı.

Sürekli değişen bir çağda teknolojinin önlenemez yükselişiyle demokrasiye alternatif siyasal sistem olarak İnternet üzerinden halk meclisleri kurulup, kriterleri tutanların direk oylamaya katıldığı bir sistem şaşırtıcı olmaz aslında...

Parlamenter sistemdeki temsilcilerin alternatifi bir nevi.. En büyük sorun ise siber tehditler...

Tabii ki kadın erkek eşitliğinin de olduğu bir sistem:)

Değerli zamanınızı ayırıp yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Yazımda alıntı yaptığım makale, resim ve haberler:         

Arda KANATLI- Yüksek Lisans Tezi- II. DÖNEM TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ URFA MİLLETVEKİLLERİ VE SİYASİ FAALİYETLERİ (1923-1927)- T.C Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı-2018

http://cdn.hitit.edu.tr/sbe/files/3438_1804051300172.pdf
http://www.sosyalbilge.com/index.php/demokrasi-seruveni/296-demokrasinin-tarihi-gelisimi
http://www.demokrasidebirlik.org.tr/3170/demokrasinin-tarihcesi-ve-demokrasi-modelleri
https://www.a24.com.tr/dunyada-kac-ulke-var-yonetim-bicimleri-ve-ozellikleri-ne-haberi-40069802h.html?h=48
https://www.turkedebiyati.org/demokrasi-nedir/
https://www.adagazetesi.com.tr/demokrasi-mukemmel-bir-rejim-degil.html
https://www.toplumsal.com.tr/sistemin-yozlasmasi-ve-yolsuzluklar-ile-demokrasi-iliskisi/
https://www.adagazetesi.com.tr/demokrasi-mukemmel-bir-rejim-degil.html
http://thecrcl.ca/circle-blog-atanur-akat-turkiye-ozelinde-devlet-aygitinin-kullanilisi-ve-kullanilis-yontemleri/
https://www.haberler.com/ataturk-un-meclis-e-duali-acilis-emrinin-8379722-haberi/
https://www.toplumsal.com.tr/sistemin-yozlasmasi-ve-yolsuzluklar-ile-demokrasi-iliskisi/
http://www.demokrasidebirlik.org.tr/3170/demokrasinin-tarihcesi-ve-demokrasi-modelleri

Yorumlar (0)
30°
açık
Namaz Vakti 23 Temmuz 2019
İmsak 04:12
Güneş 05:52
Öğle 13:15
İkindi 17:06
Akşam 20:28
Yatsı 22:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 0 0
2. Ankaragücü 0 0
3. Antalyaspor 0 0
4. Beşiktaş 0 0
5. Denizlispor 0 0
6. Fenerbahçe 0 0
7. Galatasaray 0 0
8. Gazişehir Gaziantep 0 0
9. Gençlerbirliği 0 0
10. Göztepe 0 0
11. Kasımpaşa 0 0
12. Kayserispor 0 0
13. Konyaspor 0 0
14. Çaykur Rizespor 0 0
15. Sivasspor 0 0
16. Trabzonspor 0 0
17. Malatyaspor 0 0
18. Başakşehir 0 0
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Adanaspor 0 0
3. Akhisar Bld.Spor 0 0
4. Altay 0 0
5. Altınordu 0 0
6. Erzurum BB 0 0
7. Balıkesirspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Eskişehirspor 0 0
11. Fatih Karagümrük 0 0
12. Giresunspor 0 0
13. Hatayspor 0 0
14. Keçiörengücü 0 0
15. Menemen Belediyespor 0 0
16. Osmanlıspor 0 0
17. Ümraniye 0 0
18. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Bournemouth 0 0
2. Arsenal 0 0
3. Aston Villa 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leicester City 0 0
10. Liverpool 0 0
11. Man City 0 0
12. M. United 0 0
13. Newcastle 0 0
14. Norwich City 0 0
15. Sheffield United 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Athletic Bilbao 0 0
2. Atlético Madrid 0 0
3. Barcelona 0 0
4. Celta de Vigo 0 0
5. Deportivo Alaves 0 0
6. Eibar 0 0
7. Espanyol 0 0
8. Getafe 0 0
9. Granada 0 0
10. Leganés 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Real Betis 0 0
15. Real Madrid 0 0
16. Real Sociedad 0 0
17. Real Valladolid 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0