Denizli Belediyesi, Pamukkale ve Merkezefendi Belediyesi olarak ikiyi ayrılıp, Büyükşehir statüsüne geçtikten sonra ayarlama yapılmak üzere bazı kalemlerde işlemler durduruldu.
Bu işlemlerin başında vatandaşı ilgilendiren iki konu var.
İlki Su bedeli, diğeri ise emlak bedeli.
Seçimler 30 Mart tarihinde olması sebebiyle, emlak vergileri Ocak ayında ilk taksidi ödenmek üzere hesaplandığından, devlet tarafından konulan rayiç bedel üzerinden ilk taksidi ödendiğinden. Bu yıl büyükşehir belediyesinin zammından kurtulduk.
Ne var ki, Su bedeli öyle olmayacak gibi. Üstelik Büyükşehir statüsüne geçildikten sonra ilk faturamızı zamlı değil katmerli zamlı ödeyecek gibiyiz.
Şöyle ki;
Denizli Büyükşehir Belediyesi, işlemlerde geçiş ve düzenleme yapabilmek için Mart ayında gelmesi gereken su bedeli faturalarını askıya aldı. Ardından ilçe belediyesi dahil olmak üzere Denizli bazında 20 ile 30 kuruş arasında zam yapıldı.
Yani, Büyükşehir statüsünün getirdiği bedel yetmezmiş gibi, birde zam yapıldı. Durum böyle olunca, Mart ayında gelmeyen faturalar, zam üstüne zam yedi.
Şimdi 20 Tl. olan bir su faturası, iki ay alınmadığı için 40 Tl. olarak gelecek. Buna 20 veya 30 kuruş üzerinden zam yüklenecek. Fatura yüksek olunca, KDV ve atık su bedeli de yüksek gelecek ve bizim her ay ödediğimiz 25 Tl. tutarındaki fatura bu kez 60 ile 100 Tl. arasında gelecek. 
Oysa, Mart ayı faturası normal döneminde gelseydi ne yapılan zamdan, ne de statü gereği yapılan düzenlemeden doğacak farktan etkilenmeyecekti.
Bakalım faturalarımız nasıl gelecek. Merakla bekliyorum.
Hatırlar mısınız bilmem?
Nihat Zeybekci döneminde yine böyle olmuş, her ay gelen faturalar iki ay da bir gelmeye ve doğal zamlı olarak ödemeye başlamıştık. Sonradan tepkiler gelince dönemin belediyesi geri adım atmak zorunda kalmıştı.
Yine, hatırlarsanız eğer, ilimizin Bütün şehir olduğu dönemde, emlak vergileri başta olmak üzere Büyükşehir’in zamlarının 5 yıl alınmayacağını, öteleneceğini dönemin AKP’li belediye başkanı söz vermişti. 
“Balık hafızalı” bir millet olduğumuzdan, bunu hemen unuttuk.
Ardından Büyükşehir statüsüne geçer geçmez ilk zam geldi. Hem de sıfır maliyetli bir suyu 1.70 kuruş üzerinden içeceğiz.
Büyükşehir statüsü güzel ve iyi olmasına rağmen, getirdiği külfetleri şehir merkezlerinde yaşayanlar pek anlamayabilir. Ancak belde ve köylerde yaşayan insanlarımız, “hizmetlerin bedeli olacak” anlayışı içersinde ağır olarak hissedecekler.
Geçtiğimiz günlerde bir sohbette, bir arkadaşım köylerinin suyunun “sıfır maliyet” ile köyden 1200 metre yükseklikdeki dağlardan geldiğini, şimdi bu suyu bile zamlı içeceklerini dile getirdi.
Zamanında köylülerin “İmece” usulü köye indirdikleri suyu, şimdi Büyükşehir belediyesi üstlenecek ve havadan su bedeli tahsil edecek.
Köy yerlerinde vatandaşlarımız küçük meblağlar ödeyerek, bahçelerinin içersine çocukları için iki göz ev yapabiliyorlardı. Şimdi o düzen de kalktı.
Anlayacağınız Büyükşehir belediyesi olmanın avantajlarını şehirdeki insanlar yaşarken, belde ve köylerimizdeki insanlar ise külfetlerini çekecekler.
Ne diyelim.
Allah sonumuzu hayır eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.