Değerli dostlar, uzun zamandır mahalli seçimlere yönelik olarak yerli, yabancı şirketler tarafından 15 gün aralıklarla seçim anketleri yayınlanıyor.
Özellikle iktidar partisine yakın anket şirketleri, deşifre olmalarına rağmen utanmadan hala AKP’yi önde giden, bütün olumsuzluklara rağmen puan kaybetmeden yoluna devam eden bir siyasi partimiz olarak göstermektedir.
Doğrudur.

Gezi olayları, ODTÜ olayları, Diyarbakır açılımı, PKK’nın ve Kürt bölücülerin işine yarayan şehirlerin isimlerinin değiştirilmesi, TOMA’ların Doğu ve Güneydoğu illerindeki PKK militanları tarafından yakılması, cadde ve sokakların savaş meydanına döndürülmesi, Marmara ve Batı illerinde ise en küçük bir olayın emniyet güçleri tarafından suç teşkil etmesi bile bu seçimlere etki etmeyecektir. 

Türk Milleti hala uyumayı sürdürmektedir. Ne zaman uyanacağına gelince; ülkemizde ne zaman ekonomik kriz olur, ne zaman insanların kapılarına icralar dayanır, ahırlarındaki bir İnek elden giderse, işte o zaman uyanır. Millet şimdi uçan kuşa bile borçlu olduğundan kesinlikle “zarar görürüm” diye gerçekleri bildiği halde halen AKP’ye oy vermektedir.

Birde yandaş medya ve basın organlarının her şeyi güllük gülistanlık göstermesi, Memleket havası tadında türküler çığırması halkımıza ninni gibi gelmektedir.
Kısacası, “Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın” diyenler, (Hitler döneminde Almanya’da olduğu gibi) yılan kendilerine dokunmaya başladığında -bu millet- uyanacaktır.

Mahalli seçimler ise halkın kendilerini yönetecek insanları seçmeleri olduğundan, siyasi partilerimizin etkileri genel seçimler kadar olmayabiliyor. Ya da, yansıması öyle olabilir.

Bir bakanımız “Kültür seviyesi düştükçe bizim oylarımız artıyor” itirafı ile zaten köylerimizde, küçük yerleşim birimlerindeki insanlarımız AKP’nin oy deposudur. Zira ne anlatırsanız anlatın; şartlanmış insanların kapasitesi bu kadardır.

Şehir merkezlerindeki insanlar ise, kültür seviyesine ve nemalanma seviyesine göre AKP’ye oy vermektedir. Kendini bilen, ülkesini seven insanlar MHP ve CHP’yi tercih etmektedir.

Gençler, eskiden idelojilerine göre sağcı solcu şeklinde ayırıyorlardı. Şimdi ise, Türk Milliyetçiliğinin dinamosu olan ülkücüler ile, PKK’lı gençler var. AKP gençliği yok. İlk zamanlar Milli Görüş teşkilatı içersindeki gençler, Milli Türk Talebe Birliği bünyesindeki gençler destek veriyorlardı. Şimdi ise, yok denecek kadar azaldı. Belki, gelecek korkusu içinde olan gençler varsa, onlar destek oluyor olabilir.

Özellikle üniversitelerde hiç AKP gençliği duyuyormusunuz? Bunca olayların içersinde tek bir AKP’li gencin sesi duyuluyor mu? Ya ? Eli palalı gençleri görüyoruz.
İşte bu yüzden gençliğin yüzde 70 oranı zaten ideolojilerinin peşinde olduğundan AKP’yi düşünmezler bile.

Ev kadınlarına gelince; AKP kadın kolları tarafından takip edilen, ısrarla üzerinde durulan ev hanımlarının -kültürel seviyesine göre- neden AKP’yi tercih ettikleri ortadadır. Cemaat içersindeki bayanlar, Çocukları memur olan bayanlar, çocuklarını bir işe yerleştirmek isteyen bayanlar başta olmak üzere ağızlarına bir parmak bal çalınan 40 yaş üzeri kadınlarımız AKP’nin peşindedir.

Ve yine; yapılan bu anketlerin sonuçlarını doğru okumak gerekirse, yaş guruplarının çoğunluğunun MHP’yi tercih etmesi göz önüne alınırsa iktidar olması lazım. Yine CHP’nin de hatırı sayılır oy alması gerekir. AKP’nin iktidar olacak oyu alamaması gerekir.

Düşünün, ilimizdeki seçmenlerin 18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 20’si, 25-45 yaş arası seçmenlerin yüzde 18’i, ve 45 -60 yaş gurubu seçmenlerin yüzde 6 ile 11 arasında, 60 yaş gurubu ve üstü seçmenlerin yüzde 4 iye 8 arasında MHP’ye oy verdiğini düşünürseniz; yüzde 40-50 aralığında oy alan MHP Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı alması gerekir. 

Keza aynı şey CHP içinde geçerli.. Ama ne hikmetse, anketlerdeki bu çift yönlü kıvırma hareketlerinin sonucunda ortaya çıkan yanlışlık, yönlendirmeler AKP’yi iktidar yapmaktadır.

İşte, bu şartlar altında anket yöneticilerinin sordukları soruların da yönlendirici olmasından kaynaklanan yanlış cevaplar, anketlerde AKP’yi önde göstermektedir. Ve bunlar yıllardır bilinmesine rağmen, her anket çalışmasında bu ve buna benzer sonuçların ortaya çıkmasına nasıl güveniriz?
2002 yılından beri yapılan anketlerin geniş çaplı açıklamalarını irdeleyiniz. Bana hak vereceksiniz. Ortam belli, sonuçlar belli. Bunları ısıtarak her seçim döneminde piyasaya enjekte etmek bence anket değildir.

Zaten içinde bulunduğumuz siyasi ortamda, iktidar partisinin kendi milletvekillerini bile dinlediği iddia edilen bir zamanda, korku ve tehditlerin olduğu süreçte AKP’nin kazanacağı kesindir. Buna anket yapmaya gerek var mı?

Anlayanınız varsa, bana da söyleyin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.