banner915
286 Okunma
Sağlığınızdan Olmayın!
Kurban Bayramında doğru beslenmenin önemine dikkat çeken ve et tüketiminde aşırıya kaçınılmaması gerektiğini söyleyen uzmanlar, kurban kesimi sırasında oluşabilecek yaralanmalarda neler yapılması gerektiğine de değindiler. 

Günlük beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte değişmesiyle et, şeker, çikolata ve tatlı tüketiminin arttığını vurgulayan uzmanlar bu durumun özellikle kalp damar, hipertansiyon ve şeker hastalarında çok ciddi bir takım sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Ayrıca kurban kesiminde yaralanmalar konusunda da dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulunan uzmanlardan işte altın öğütler…

 Kurban Bayramı süresince nasıl beslenilmeli?

Servergazi Devlet Hastanesi Diyetisyeni Fatih Sert, kurban etlerinin sindirim açısından kolay olabilmesi için 24 saat bekletilmesi ve sonrasında bol yeşillik, C vitamini kaynakları olan taze sıkılmış meyve suları ile tüketilmesi gerektiğini söyledi. Sert: “Kırmızı et içerdiği B1, B6 ve B12 vitaminleri açısından zengin olmakla beraber demir mineralini de içermektedir. Bu açıdan tüketilmesi önemlidir. Fakat doymuş yağ asitleri ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kırmızı et; böbrek hastaları, diyabet hastaları, kolesterol ve kalp hastaları açısından da ciddi risk oluşturmaktadır. Bu hastalığı olan kişiler, Kurban Bayramı'nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır. Et ile yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Kırmızı etin içerisinde bulunan yağ, etin pişmesi için yeterlidir. Bu yüzden kızartma, kavurma gibi yöntemlerin yerine fırın, teflon tavada ızgara ya da suda pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Ayrıca kırmızı et, limon, bol yeşillik ve C vitamini kaynakları olan taze sıkılmış meyve suları ile tüketilmelidir. Tam tersine yoğurt, ayran, cacık gibi besinler ile ise tüketilmemesini öneriyoruz. Bunun sebebi de yoğurttaki kalsiyum ve etteki demir beraber bağırsakta bir bileşik oluşturuyor ve vücut ikisinden de faydalanamadan bağırsaktan atılıyor. Son olarak sindirime yardımcı olması için günde en az 2 - 2,5 litre su içilmesi de unutulmamalıdır” şeklinde konuştu.

Kronik hastalığı olanlar, kalbi zorlayacağı için kurbanı kendileri kesmemeliler

Kurban Bayramı’nın kırmızı et tüketiminin arttığı bir dönem olduğunu söyleyen Servergazi Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Ülkü Aydın, kalp hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve diyabet gibi kronik hastalıkları olanların; gastrit, ülser gibi mide rahatsızlığı bulunanların ve ileri yaşlardakilerin bayram beslenmesine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Aydın, bu hastalıklardan herhangi biri bulunan kişilerin Kurban Bayramında nelere dikkat etmeleri gerektiğini şöyle sıraladı: “Kurban bayramı kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon ve şeker hastaları için önem arz etmektedir. Çünkü kurban bayramında et ve şeker tüketimi artmakta, bu da kalbi zorlayan bir durum olmaktadır. Etten yoğun beslenme kolesterol değerlerini arttırarak negatif sonuçlara neden olabilir.  Bu yüzden bayramda herkes et ve şeker tüketimine dikkat etmeli özellikle kalp damar, şeker ve hipertansiyon hastaları daha fazla dikkatli olmalıdırlar. Biz özellikle Kurban bayramında etin yağlı kısımlarını ayırıp haşlama ve ızgara türünde pişirilmesini, mümkünse yanında bol yeşillikle tüketimini öneriyoruz. Ayrıca fazla miktarda sucuk tüketilmemesini istiyoruz. Bunlara dikkat edilmediğinde kolesterol değerlerinde ciddi artışlar görülebilir. Bunlara ek olarak bayramda tatlı ikramları da olduğu düşünülürse sonuç hüsran olabilir. Bu yüzden şeker tüketimine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Tatlıların mümkünse aşırıya kaçmadan sütlü tatlı olarak tercih edilmesini, baklavadan uzak durulmasını öneriyoruz. Kişiler, eğer besin tüketiminde limiti aştıklarını düşünüyorlarsa nazikçe ikramları geri çevirmelidirler. Ayrıca bir diğer önemli nokta; kurban kesimi zor bir iş olduğu için kalp damar, hipertansiyon ve şeker hastalarına kurbanı kendilerinin kesmesini önermiyoruz. Çünkü aşırı heyecan kalbi zorlayarak istenmeyen sonuçlara sebep olabilir” diye konuştu.

Kurban keserken acele etmeyin, kendinizi yaralamayın!

Servergazi Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Ayşe Gözlükaya da, Kurban Bayramında acil servislere birçok yaralanmaların geldiğini ifade ederek vatandaşları kurban kesiminde dikkatli olmaları konusunda uyardı. Gözlükaya bir yaralanma durumunda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiğinin de altını çizerek şöyle konuştu: “Kurban bayramlarında acil servis başvurularının bir kısmını yaralanma sonucu ortaya çıkan kesiler oluşturuyor. Bu yaralanmaların en sık nedeni kurban kesilirken kişilerin acele etmesi ve tecrübesiz olmasıdır. Acemi kasaplar diye tabir ettiğimiz kişiler kurban bayramında bu olayların yaşanmasına neden olan kişilerdir. Birinci bayram günü herkes o gün mutlaka kurban kesilmek zorundaymış gibi acele ediyor. Aslında kurban üçüncü gün dahi kesilebilir, fakat sabah bayram namazından sonra o kadar acele ediliyor ki yaralanmalar genelde o gün yaşanıyor. Bunun sonucunda da acil servislere birçok başvuru yapılıyor. En sık yaralanmalar küçük kesiler de olsa da, kas, tendon, sinir veya damar kesisi gibi derin büyük kesiler ile başvurular da yapılabiliyor. Bu derin ve büyük kesiler bazen organ fonksiyon kaybına neden olarak kalıcı hasarlar oluşabiliyor” dedi. 
Gözlükaya, yaralanma anında yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda ise; “Yaralanma olduğunda ilk yapılacak olan temiz bir bezle yaranın kapatılması ve üzerinden bastırılmasıdır. Sonrasında acil servise başvurulması gerekir. Asla hekime göstermeden krem vb. gibi ürünleri yaraya sürerek tedavi edilmeye çalışılmamalıdır. Tüm kesiler hekim tarafından değerlendirilmelidir. Çünkü tetanoz aşısı yapılması, yaranın derinliğine göre dikiş atılması gerekebilir. Kesiler dışında yaralanmaların bir kısmı da kurbanlık hayvanlarla olan kovalamaca veya boğuşmalar sonucu meydana gelebiliyor. Bu tür durumlarda da ciddi iç organ yaralanmaları oluşabilmektedir. 
Bu yüzden; kurbanın ehil kişiler tarafından, usulüne uygun, sakin bir şekilde kesilmesi hem kesen kişilerin yaralanma riskini azaltacaktır hem de kurban olarak seçtiğimiz hayvanın stresini azaltacaktır. Etrafta yaşanan stres ve kargaşa kurbanlık hayvanımıza da yansımakta, onun ani tepki vermesine neden olmakta, bu da yaralanma riskini arttırmaktadır” uyarılarında bulundu.








haberdenizli.com

Son Güncelleme: 17.09.2015 12:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.