banner915
612 Okunma
Ramazanda Karaciğer Yağlanmalarına Dikkat

Ramazanın yaz ayına denk gelmesi ve aç kalma süresinin uzaması sebebiyle bazı hastalarda kişinin oruç tutup tutamayacağını doktoruna sorması gerekiyor. Gıda Bilimi ve Teknolojisi Uzmanı Dr. Uğur Göğüş; reflü, ülser, karaciğer gibi rahatsızlıkları olan kişilerin bu uzun oruç günlerinde beslenmelerine daha da dikkat etmeleri ve hekimlerine danışmadan oruç tutmamaları gerektiği konusunda uyarıyor.
Özellikle uzun süreli açlık sonrasında vücuda yağ ve şeker alımının kontrol edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Dr. Göğüş; yağın kana emiliminin kontrol altına alınabileceğini vurgulayarak, “Uzun süre açlık sonrasında iftarda ki aşırı şeker-yağ tüketimi kanda ve hücrede solunan havadaki oksijenle tepkimeye girerek toksik radikal adı verilen zararlı maddeler açığa çıkarır. Bu zararlı maddeler damar çeperlerinde birikerek damar tıkanıklığı ve takibinde kalp damar hastalıklarına, mide yüzeyini tahrip ederek de gastrit ve ülsere sebep olabilir. Ayrıca aşırı yağlı gıda tüketimi sonucunda vücutta ilk önce karaciğerlerde yağlanma başlar” dedi.

“ŞİŞMANLIK KARACİĞER YAĞLANMASININ TEMEL NEDENİDİR”

Yağ ve şeker emilimini düzenlemek için günde bir tablet klorojenik asit tavsiye eden Dr. Göğüş, “Ramazan ayı süresince uzun süre aç kalınmasına rağmen iftarda ve sahurda yenilen yüksek kalorili hamur işleri ve tatlılar nedeniyle kilo kontrolü zorlaşır. Aşırı kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, yağ ve karbonhidrat tüketimindeki artış, rafine ürünler, doğal olmayan besinler ve hareketsiz yaşamla ortaya çıkan şişmanlık tablosu; karaciğer yağlanmasının en temel nedenidir. Yağ önce karaciğer hücrelerinin içinde birikir, zamanla bu birikim artar ve karaciğerde büyüme söz konusu olur. Klorojenik asit tabletler karaciğerdeki glikoz 6 fosfataz adlı protein yapıdaki enzimin çalışmasına baskı yaparak karaciğerin kana glikoz salmasını engeller ve bu şekilde klorojenik asit kan şekerini düşürür. Kandaki ve dokulardaki şeker-yağ bu sayede azalırken karaciğerdeki depolanan şeker muhafaza edilebilir. Ayrıca, klorojenik asit bağırsaklardan şeker emilimini bu emilimde rol oynayan sodyum ve potasyum iyonlarına etkiyerek baskılamaktadır. Bu şekilde tüketilen gıdalardan daha az şeker emilimi olmakta ve bu durum şekerden daha az yağ sentezlenmesi ile sonuçlanmaktadır. Böylelikle klorojenik asit ile yağlanma riskinde azalma sağlanabilmektedir. Bu kapsamda unutulmaması gereken en önemli noktanın, yağ ve şeker fazlalığının zararlı etkisinin sadece kilo artışı ve obesite ile sınırlı kalmayıp, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, ülser, gastrit, karaciğer hastalıkları, böbrek yetmezliği, Alzheimer ve Parkinson gibi pek çok neurolojik hastalığında önde gelen nedenleri arasında yer aldığıdır” şeklinde konuştu.

haberdenizli.com

Son Güncelleme: 24.07.2014 10:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.