Seçimlere çok az bir zaman kaldı. Siyasi partilerimizin adayları son rütuşları yapmaya başladılar.

Ne var ki, Başbakan sertleştikçe dengelerde Ak Parti’nin aleyhine olmaya başladı. Özellikle belediye başkan adaylarının Tayyip Erdoğan rüzgarı almasını isteyen Başbakan’ın mahalli seçimleri referandum ve hesaplaşma havasına sokması, Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de ters etki yapmaya başladı.

Yerel seçimlerde adayın kişiliğinin ön plana çıkmasını gerekiyor. İnsanlar kendilerine 5 yıl hizmet edecek insanları seçmek istiyor. Ancak, Ak Parti rüzgarı olmasını isteyen, “Ben olmazsam seçilemezsiniz” havası vermek isteyen Başbakan tarafından adeta intikam meselesine dönüştürülen bu yerel seçimler; oldukça gergin geçmeye başladı.

Önce MHP Adayı Nihat Yeniyol’un seçim bürosu taşlandı. Ardından Ak Parti Merkezefendi adayının seçim bürosu kurşunlandı. Sn olarak da Arif Balkanay’ın seçim bürosa taşlandı.  
 
Sanki gizli bir el, ortalığın karışmasını istiyor gibi iki ayrı partinin seçim bürolarına bir gün arayla saldırı düzenledi. Allah’tan sağduyulu insanların sabır dolu çıkışları ile bu tür olaylar büyümeden kaldı.

Türkiye genelinde ise, İstanbul’da iki genç, Tunceli’de bir polisimiz hayatını kaybetti. Milyonların cenaze namazını kılarak toprağa verdiği bu insanların ardından babalar başta olmak üzere, siyasetin önde gelenleri sabır ve metanetle birlikte sağduyu çağrısı yaparken, Başbakan Erdoğan her gittiği yerde ayrıştırmayı sürdürdü. Öyle ki, Berkin Elvan’ı yuhlattırdı.

İnsanlarımız. İster istemez “yeter artık” demeye başladı.

Siyasetin güzelliklerinin ortaya konmasını bekleyen Türk Milleti, Başbakanın bu hezeyan içindeki feryatlarına artık “gına getirdi” kabilinden sessizce tepki göstermeye başladı.  Ve, şu an AKP’nin oyları beklenilenden daha aşağılara düştü.  

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, hükümet aleyhine tapeler peş peşe yayınlanmaya başlamasının ardından birkaç il de meydana gelen münferit olaylar üzerine “sakın ola ki sokaklara dökülmeyin. MHP camiasını sokaklara dökmek istiyorlar. Olaylardan uzak durun” ikazları ile MHP camiası adeta “Allah’ın lütfu olsa gerek- engin bir sabır içersinde seçim çalışmalarını sürdürüyor. Ve inanıyorum ki, seçimlerin sonuna kadar da bütün provakatif saldırılara rağmen bu metanetini koruyarak büyük bir sınavdan başarı ile geçecek.

Buna mukabil, iktidarın açılım ve demokrasi paketleri ile PKK ve yandaşlarına verdiği tavizler yüzünden adeta azan BDPliler ise, İstanbul başta olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu illerimizdeki sokak hakimiyetlerini batı illerine de kaydırmak istiyorlar. İzmir Kemalpaşa ilçesinde geçtiğimiz yıllarda başlarına gelenleri unutmuş olacaklar ki, yeniden seçimlerle birlikte tahriklere başladılar. Özellikle MHP ve AKP arasındaki kan uyuşmazlığını körüklemeyi amaçlayan provokatif eylemler yaptıkları iddia ediliyor.

Durum ne olursa olsun, seçimlerde hangi aday kazanırsa kazansın; güzelim ilimizin seçimler sebebiyle gerilmesine karşıyım.

Dün samimi iki arkadaş olarak birbirlerinin yüzüne bakanlar, bugün siyaset sebebiyle düşman olmasınlar!

Eski dönemlerdeki gibi seçim büroları kavga merkezleri değil, halay çekilen yerler olmalıdır.

Denizli’ye ve Denizli insanına hizmet etmeyi taahhüt eden siyasilerimizin etrafında bulunanlar sinirlerine hakim olmak zorundadır. Yapalım derken, yıkımın müsebbibi olmamalılar ve güzelliklerin ilimizde toplanmasına vesile olmalıdırlar.

Bu seçimler, bütün olumsuzluklara rağmen güzelliklerin, centilmenliğin ve hoşgörünün hakim olduğu bir seçim olmalı, Denizli kazandığı gibi insanlık da kazanmalıdır.

Gönlümden geçen bunlardır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.