Seçimlerde en büyük oy kaybına uğrayan parti MHP’dir. Hele hele Kale ve Babadağ ilçelerinin kaybedilmesi bu kayıpların en acısı olmuştur.
Aylar öncesinden Nihat Yeniyol ve Ümit Bahtiyar isimlerinin belediye başkan adayı olarak lanse ettiğimde, yaptığımız bir takım çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya güvenerek olmuştu.
Salih Erbeyin’in büyükşehir adayı olarak çıkması veya ülkücü camianın kabul edebileceği bir adayın çıkması gerçekleştirilebilseydi, MHP’nin ilimizdeki oy potansiyeli –hala iddia ediyorum- iki misline çıkar ve seçimlerin mutlak galibi olabilirdi.
Ama ne yazık ki, genel merkezin hataları yüzünden, her dönem şaibeli bir şekilde anılan il ve ilçe yönetimlerinin hataları yüzünden kan kaybettik.
Ali İpek ve ekibi bütün olumsuz şartlara rağmen olağanüstü bir çalışma sergilediler. Ondan başka hiçbir kimse, seçimlere bu kadar asılmaz, tabiri caiz ise, teşkilatlardan fazla kimse yanında olmamasına rağmen böylesine özverili bir şekilde çalışmazdı. MHP camiası kendisine teşekkür borçludur.
Şimdi sonuçları MHP açısından irdelemek gerekirse; bana göre bu mahalli seçimlerde MHP hezimete uğramıştır. 2009 seçimlerinde sadece merkezde 67 bin oy alan MHP, oylarını artıracağı yerde, bir milyon nüfusa ulaşan Büyükşehir oylarında yüzde 11 dolaylarında oy alabilmiştir. Seçimlere hayli iddialı bir şekilde giren, 6 ilçemizde kesin kazanır gözüyle bakılan ve halkımızın da görünürde bu gözle gördüğü seçimlerin sonucunda ne yazık ki, sadece Çal ilçesinde kazanabildi ve iddialı olduğu ilçelerin neredeyse tamamında üçüncü parti konumuna düştü.
Bu sonucun çıkmasındaki en büyük etken, “AKP gitsin de kim gelirse gelsin” dedikoduları yüzünden oyların CHP’ye kayması, adaylar seçim çalışması yaparken kendilerine kuvvet verecek olan teşkilatların hep sessiz kalması, canla başla çalışan pek çok partilinin “kazanma” havasına girilince küstürülmesi, en önemlisi de, teşkilatlara yeni katılan insanların kaynaşmasını sağlarken, ülkücü davanın gerçek neferlerinin unutulmasıdır, horlanmasıdır.
Geçtiğimiz yazılarımda da dile getirdiğimiz gibi, Ülkücülük davasının gerçek neferleri Lider, Doktrin ve Teşkilat üçlemesi içersinde çalışır. Genel merkezin kendisine emanet ettiği adaylarını ne pahasına olursa olsun, yanlış bile olsa sahiplenilmesi gerekir.
Hadi Ali İpek, Nihat Yeniyol benimsenmedi. Peki Ümit Bahtiyar, İsmail Yarımca, Ahmet Yümsek, Temel Başbuğ, Habib Kızılöz, Cemal Şahin gibi bu davanın neferleri olan ve yaptıkları çalışmalar ile kendilerini kabul ettiren adaylara niye sahip çıkılmadı?
Yeni gelenler kazanılsa, eskilere destek verilse bu tablo olur muydu? Sanmıyorum.
Ama ne yazık ki kendilerini teşkilattan büyük gören, Ülkücü davanın kendilerine paye verdiği ve bugünkü konumlarına ulaştırdığı; benim 101 Türk Büyüğü dediklerim, seçim atmosferinde yine ortaya çıktılar, “9 ışık doktrinimi kaldı?, Ülkücülük partiler üstüdür.” kabilinden edepsiz sözlerle MHP seçmenini etkilemek için sabote ettiler. Ardından şakşakçık yaparak adayların etrafına kimseyi yanaştırmadılar.
Gerçek MHP’liler ve ülkücüler yanlışları söylediklerinde, o kişiler, adaylar adına konuşma yaparak, “Sen bizi sabotemi ediyorsun?. İstediğini alamadığın için mi böyle söylüyorsun” gibilerinden insanları aşağıladılar. Küstürülen bu insanlar köşelerine çekilirken, seçimlerde üçüncü parti oldukları ortaya çıkınca, akılları başlara geldiğinde ise iş işten geçmişti.
Hayırlı olsun vatana millete….
Yazımın sonunda yapılması gerekenleri ülkücü gazeteci Mesut Güler’in değerlendirmesinden alıntı yaparak, uyarılarda bulunuyorum. “Bu saatten sonra yapılması gerekenlere gelince... Bir kere bu partiyi yönetenler vakit kaybeden, MHP Denizli’de neden bu durumda, şapkalarını önlerine koyup enine boyuna masaya yatırarak düşünmeleri lazım.  Hiçbir reklam yapmadan  yerel seçimlerde  bu partinin başarısı için ilçe ilçe gezip adaylara maddi ve manevi destek olan insanları “içimizdeki İrlandalılar” diye suçlamamak lazım. Yok şu çalışmadı, bu çalışmadı, şu oldu bu oldu yu bir kenara bırakıp, itilen, kakılan, horlanan, kenarda köşedeki ülkücüleri tekrar bir araya toplamak lazım. Buradan tekrar uyarıyorum.  Eğer Türk-İslam Ülkücülerini tekrar harekete geçiremezseniz, MHP’de bir takım şeyler yapmazsanız bu partiyi 2015’de daha vahim bir sonucun beklediğini görmemek saflığın daniskası olur….”
Evet, özeleştiri olmazsa, başarısız olan il ve ilçe yönetimleri eğer istifayı düşünmüyorsa MHP tabanının düşünceleri ön plana alınarak yeniden seçim staratejisi belirlemesi gerekir. Eskiyen yüzlerin veya tekrar tekrar milletvekili adayı olmaları için seçim dönemlerinde ortaya çıkanların aday edilmesi ile MHP Denizli’de taban yapar. Artık kendinize çeki düzen veriniz. Sizlerden koltuk sevdalısı değil, hizmet sevdalısı insanların ön plana çıkarılması beklenmektedir.
Kazanan adayları tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Allah yollarını açık etsin…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.