12 Eylül’de şehiriçi otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi’ye yapılan şiddet basına yansıması ile geniş yankı buldu. Hemşire bayana şiddet uygulanmasının sebebi ise ne hırsızlık, ne de yapılan başka bir suç. Ayşegül Terzi’nin tek suçu şort giymesiydi. Şiddet uygulayan kişinin serbest bırakılması ise ayrı bir hayret uyandıran hadise oldu. İşte tam da bu noktada sosyal medyanın gücü devreye girdi. İki gün üst üste twitterda açılan hastagler ile Ayşegül Terzi’ye destek tweetleri atıldı. Bir de çok ilginçtir ki destek için açılan hastag ile durumu provoke eden kişilerin sayısı da bir o kadar fazlaydı. Ama sonuç olarak sosyal medyada uyanan büyük yankı ile serbest bırakılan kişi tekrar gözaltına alındı ve bu sefer hak ettiği cezayı bularak tutuklandı.

 Meseleyi sadece şort giyen bir bayanın ortamına göre giymemekle eleştirenler kadın haklarını ve kadına uygulanan şiddeti öyle güzel göz ardı ediyorlardı ki adeta insana pes dedirten cinstendi. ‘Annem, kardeşim şort giyip dışarıya çıksa önce ben döverim’ diyenlere bile tanık olmak gerçekten sözün bittiği yer oldu.

Kanada’da bir dönemi beraber geçirdiğim Kanada asıllı Türk hayranı hocamı anımsadım. Kendisi Türkiye’yi sevmesini şöyle anlatmıştı. Türkiye’de herkesin özgürce dışarı çıkması ve dinlerini yaşayabilmesi İslamiyet’e olan bütün bakışını değiştirdiğinden bahsetmişti. Ülkemizi sadece kıyafet özgürlüğünden dolayı bile tercih eden turistlerin olması hatta onları ülke sevdalısı yapacak kadar kendilerini ülkemizde rahat hissedebilmeleri güzel bir şey. İslamiyet’e bakış açısı herkesin istediğini giymesinden kaynaklı bir durum da değil akla farklı şeyler gelmesin.  Ortadoğu ülkelerine turist olarak gittiklerinde annesinin eşarp takmak zorunda olması Müslümanlara karşı yanlış bakış açısı uyandırmış ve Türkiye’de aynı zorunluluğun olmaması ve ülke insanımızın sıcak kanlılığı ile düşünceleri tamamen değişmiş.


Bu hadisede en önemli ayrıntı şüphesiz kadına uygulanan şiddetti. Kadınlara uygulanan şiddet hiçbir şekilde meşru görülemez. Bir dönem tesettür için başlatılan lincin sonucunda bayanların eşarplarının sokak ortasında çekiştirilmesi ile şort giyen bayanın linç edilmesi arasında hiçbir fark yok. İkisi de kıyafet özgürlüğüne ve insan haklarına tecavüze girer. Hiç kimsenin başka birinin giyiminden dolayı onu linç etme hakkı yoktur, olamaz. Hele bir de bu kişi bayansa buna göz yumanlar ve destekleyenlere bir şey söylemek bile gereksiz olur.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.