banner915
1334 Okunma
455 Bin Ebe ve Hemşireye İhtiyaç Var
İstihdam yetersizliğinden kreş eksikliğine kadar uzanan sorunlar yumağıyla hemşirelerimiz baş başa bırakılmışlardır.  Bugün Türkiye’de yaşanan hemşire istihdam eksikliği nedeniyle hemşire arkadaşlarımız yoğun iş yükü ve sonu gelmeyen nöbetlere mahkum edilmektedirler. AB kriterleri için çok hassa olunan bu dönemde Türkiye’nin AB’yi yakalamak için 455 bin ebe hemşireye ihtiyacı olmasına rağmen ne yazık ki bu yönde bir adım atılmamaktadır.

Bir yanda başta üniversite hastaneleri olmak üzere sağlık kurumlarında hemşire eksikliği nedeniyle servisler kapatılmak zorunda kalınırken, bir yanda da iş bekleyen hemşirelerin olması istihdam yetersizliğinin yanı sıra planlamanın da yapılmadığını göstermektedir. Ayrıca zaten yetersiz hemşire istihdamı yüzünden artan iş yükü, bazı hemşirelerinde hemşirelik hizmetleri dışında çalıştırılıyor olmasıyla katmerlenerek artmaktadır.  Sözleşmeli hemşire, vekil ebe hemşire gibi istihdam türleri ile çalışanlar özlük hakları açısından mağdur edilmektedirler” dedi.



“ŞİDDET VE MOBBİNG EN BÜYÜK SORUN”


Hemşirelerin  şiddet ve mobbing uygulamasından rahatsız olduklarını ifade eden Kurşunoğlu, şöyle konuştu: “ Bu tür sorunların yanında sürekli azalan döner sermaye gelirleri ile hemşirelerimiz çok çalışırken daha az ücret almaya başlamışlardır.  Hemşirelerimizin öncelikli talepleri arasında yer alan her hastaneye bir kreş ise ne yazık ki ısrarla görmezlikten gelinmektedir.  Aile ve bebeğe çok önem verdiğini söyleyen iktidar ne yazık ki iş icraata gelince ortalıkta gözükmemekte, lafla peynir gemisini yürütmeye çalışmaktadır. Bunların yanı sıra sağlıkta cinayete kadar uzanan şiddet olaylarından en fazla etkilenen meslek mensuplarından biri de hemşirelerimizdir.  Yoğun bakımda, hasta odalarında hemşirelerimiz şiddete uğramakta, can güvenliklerinden yoksun bir şekilde hizmet üretmeye çalışmaktadır.Bu şiddetin yanı sıra mobbing, baskı, ayrımcılık gibi uygulamalarla çalışma hayatı adeta zehir edilmektedir. Birçok hemşire arkadaşımız ne yazık ki tükenmişlik sendromu yaşamaktadır.

Bu kadar çileli bir çalışma hayatı olan hemşirelerimizin ve genelde sağlık çalışanlarımızın yıpranma payında bile nöbet kriteri getirilmek istenmesi ise ayrı bir tuhaflıktır. Tüm yıpranma payı alan meslek mensupları için sadece o mesleği icra etmek yeterli iken sağlık çalışanlarına nöbet sayısı gibi bir kriteri dayatmak adaletsizliktir.  Tüm bunları bir arada değerlendirdiğimizde adeta sorunlar yumağı içerisinde kaldığını gördüğümüz hemşirelerimizin feryadının duyulup, sorunlarına çözüm üretilmesi gereklidir.

 Artık hemşirelerimizin tahammülü kalmamıştır. Sabır taşı çatlamadan sorunların çözümü için adım atılmalıdır. Türk Sağlık-Sen olarak hemşirelerimize daha iyi çalışma şartları sağlanması temel arzumuzdur. Bunun bir an önce gerçekleştirilmesi gereklidir. Hak ettikleri mali ve sosyal haklar, çalışma hayatını kolaylaştıracak imkânlar kendilerine sunulmalıdır. Tüm olumsuzluklara rağmen büyük bir özveri ile çalışan, şifa dağıtan tüm hemşire arkadaşlarımızın 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası'nı kutluyoruz.” 
MESUT GÜLER  

Zekican ŞENKAYA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.