Flaş Haber
Kapat
banner915
632 Okunma
MUTSUZ EVLİLİKLER RUH SAĞLIĞIMIZI TEHDİT EDİYOR
Denizli Nörobilim Aile ve Psikolojik Danışma Merkezinden Uzman Klinik Psikolog Kamil Ertekin Mutsuz bir evlilik yaşamanın veya boşanmış olmanın hastalanma olasılığını %35 artırdığını ve İnsan ömrünü 4 yıl kısalttığını vurguladı.

Ertekin, yapılan birçok bilimsel çalışmada evlilik problemlerine bağlı olarak duygusal açıdan stres yaşamanın anksiyete, depresyon, intihar, şiddet, madde bağımlılığı, psikosomatik rahatsızlıklara savunmasız olmayı beraberinde getirdiğinin saptandığını belirtti. Mutlu çiftlerin ise hem düşük stresle karşı karşıya kaldıklarını hem de birbirlerine daha dikkatli davrandıklarını, birbirlerinin sağlık durumlarını kontrol edip uyardıklarını ifade etti.

Mutsuz bir evlilik yaşayan bayanlarda baş ağrısı, mide ağrısı, sırt ağrısı, vb. psikosomatik belirtiler yoğun görülürken. Mutsuz bir evlilik yaşayan erkeklerde de: Evde daha az vakit geçirme, öfke patlamaları fiziksel ve sözel şiddet, kahvehane bağımlılığı, kendini işe verme, evlilik dışı ilişki, alkol ve madde bağımlılığı sık görülmektedir.

Peki Çocuklar ne durumda?

Evlilik çatışmalarının yoğun düzeyde olduğu evlerde yapılan çalışmalarda çocukların stres hormonu düzeylerinin diğer çocuklara göre belirgin düzeyde yüksek olduğu ayrıca okulu kırma, depresyon, saldırganlık, düşük akademik başarı, madde bağımlılığı riskinin yoğun olduğu saptanmıştır.

Evlilikte başlıca çatışma nedenleri

Ev işleri: Hangi işi kimin yapacağı belli olmadığında veya belirli olduğunda ancak sorumlulukların bir tarafa daha fazla yüklenmesi durumunda ortaya çıkan çatışmalar.

Çocuk yetiştirme: Çocuğa nasıl davranılması konusunda ortak bir karara varılmadığında ya da çocuklarının sorumluluğu bir tarafa fazla yüklendiğinde ortaya çıkan çatışmalar.

Para: Ailenin sınırlı maddi kaynaklarının ne şekilde kullanılacağı ile ilgili çatışmalar.

Cinsiyet farkı: Kadın ve erke olmanın getirdiği farklı bakış açılarına bağlı çatışmalar.

Eşin ailesi: Eşlerin kendi ailesi ve eşiyle kurdukları çekirdek aile arasında ortak nokta bulamadığı zamanlarda ortaya çıkan çatışmalar.

Ertekin, evlilikte çatışmanın olmamasının mümkün olmadığını önemli olanın çatışmaların nasıl çözümlendiğinin olduğunu belirtti. Bazı çiftlerin çatışmalarını çözümleyemediklerinde akraba, arkadaş veya komşularına problemlerini açtıklarını buna bağlı olarak yanlış yönlendirilme riski ile karşı karşıya kaldıklarını hem de mahrem olan aile içi ilişki problemlerinin kendilerine dedikodu olarak dönme riski ile karşı karşıya kalabildiği buna bağlı

olarak problemlerin daha da büyüdüğünü bu nedenle alanında uzman bir evlilik terapistinden yardım almanın önemli olduğunu vurguladı.

Evlilikte çatışmaları çözümlemekte yardımcı olabilecek kendimize sormamız gereken bazı sorular

* Sadece kendi bakış açımdan mı bakıyorum? Eşimin söylediklerinde veya hissettiklerinde haklılık payı olabilir mi?

* Buluttan nem kapıyor muyum? Eşim eğer sinirliyse bana kızdığını düşünüp alıngan mı davranıyorum yoksa eşimi anlamaya mı çalışıyorum?

* Aşırı genelleme mi yapıyorum? Eşimin yaptığı olumsuz bir davranışı tüm ilişkimize eşimin tüm kişiliğine mi genelliyorum?

* Felaket senaryolarımı kuruyorum? En küçük bir tartışmada eyvah evliliğimiz çok kötü bir yere gidiyor diye mi düşünüyorum?

* Zihin okuyucu muyum? Eşimin kafasından ne geçtiği ile ilgili tahminlerde bulunup bu tahminleri gerçek kabul edip eşime tepkilimi davranıyorum yoksa eşimin düşünceleriyle ilgili yaptığım tahminleri eşime sorup doğru olup olmadığını anlamaya mı çalışıyorum?

Evlilikte çatışmaları çözümlemekte yardımcı olabilecek bazı öneriler

* Yumuşak başlangıç : Eşimizle bir problem üzerine görüşürken suçlayıcı bir şeklide yüksek bir ses tonuyla başlamak yerine sakin bir şekilde problemi ele alabiliriz.

* Yakının ama suçlamayın: Eşimizin davranışından duyduğumuz rahatsızlığı suçlayıcı bir şekilde olmadan açık bir şekilde ifade edebiliriz.

* Sen yerine ben ifadelerini kullanın: Sen beni kızdırıyorsun, üzüyorsun gibi suçlayıcı ifadeler yerine yaptığın davranışa kızdım, üzüldüm gibi durumumuzu ve hislerimizi anlatan ifadeler kullanmak karşımızdaki kişinin savunucu olmasını engeller bizimle daha açık bir ilişki kurmasını sağlar.

* Açık olun,

* Nazik olun,

* Eşinizin yaşadığınız sorunları onarma girişimlerini kabul edin sizde girişimde bulunun

* Şefkat ve ilginizi sevginizi ifade edin

* Kendisinizi ve birbirinizi yatıştırın, özellikle erkekler

* Birbirinizin hatalarına karşı hoşgörülü olun

* Hakaret, suçlama yapmayın

haberdenizli.com

Son Güncelleme: 11.07.2013 13:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.