Aslında bu yazıyı yazmayacaktım. Ama CHP bünyesinde son gelişmeler üzerine bu yazıyı yazmak zorunda kaldım.
Her şeyden önce, ellerinde aday adayı bolluğu olmasına rağmen AKP bile “dere geçerken at değiştirmedi”, Nihat Zeybekci’nin tabiri ile “Dere geçilirken, süvari mahmuzlanmalı”dır. 
Nitekim, birileri “Osman Zolan olmasın” diye genel merkez nezdinde üçlü ve tekli formüller üzerinde çalışırken, (Perde arkasında dönen dolapları seçimden sonra yazacağım), Zolan’ın duruşu ve çevresindeki insanların kendisine olan güveni ile genel merkezin tercihi oldu.
Yine, MHP uzun bir süre aday adayı aradıktan sonra, geçtiğimiz genel seçimlerden bu yana MHP içinde ismi geçen Ali İpek’i aday yaparak, sorunu çözdü.
Ne var ki, her iki siyasi partinin aday adaylarının bile tam manasıyla ortaya çıkmadığı zamanlardan beri, yani ilimizin ilk Büyükşehir aday adayı olarak ismi Denizli bazında geçen ilk kişi Kazım Arslan olmasına rağmen, CHP hala aday arıyor. 
Yağmur çamur demeden, köylerimizi, beldelerimizi 4 kez turladı. Bugün en küçük yerleşim birimlerinin kahvesine girdiğinizde, Kazım Arslan ismi CHP adayı olarak mutlaka karşınıza çıkacaktır.
Son yapılan anketlerde ve -gayri resmi- eğilim yoklamalarında bile Arslan’ın ismi ilk sıralarda çıktı. Bu yüzdendir ki, Adnan Keskin kendisini telefon ederek, kutladı.
Kendisi SODEP ve SHP çizgilerinde, hatta “sol’un bütünleşmesi” çerçevesinde taşın altına elini sokan ve riskleri alan bir sosyal demokrat olarak her zaman partisinin içersinde oldu.
Hal böyle iken, diğer siyasi partilerin adaylarının konumları ortada iken; CHP nedendir bilinmez yine kendi içersinde ayrık otları ekmeye başladı.
Kimileri Adil Demir ismini telaffuz ederken, son iki haftadır da Adnan Keskin ismi kulislerde ön plana çıkmaya başladı.
Adnan Keskin’in siyaset anlayışına, yaptığı çalışmalara ve halkımızın gönlünde kurduğu tahta kesinlikle itirazım yok. Kimsenin de bu yönde itirazı olamaz. Elbette, O’nun gibi siyasi literatüre ismini yazdıran, Denizli denilince ilk akla gelen isimlerden olması itibariyle çok sevdiğim bir “ağabey” olan Keskin’in Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını yürekten isterim. 
Ancakkkk..!
Koskoca partinin Genel Başkan yardımcısı, hem de teşkilatlardan sorumlu olan bir genel başkan yardımcısı, bu kadar kaliteli siyasetçinin bulunduğu bir ilde neden kendisini riske atarak aday olsun, anlamıyorum.
Bu tür fikirlere, CHP’yi kimler yönlendirdi aklım almıyor. CHP içersinde neden her zaman ikili, üçlü fikirler son ana saklanır, “pişmiş aşa su katılır” bir türlü aklım almıyor.
Seçimleri kazanacak olan ekip ve ekibe arka çıkacak olan Teşkilattır.
(Maddi harcamaları bir kenara bırakırsak), adaylarının etrafında kenetlenen, mahalle mahalle, ev ev dolaşarak oy isteyecek olan düzgün bir ekip, ilimizin sorunlarını projeler içersinde anlatarak, yanlışları aktararak hızlı bir çalışmaya girecek olan teşkilatlar her zaman bir adım önde olmuştur.
Osman Zolan ve Ali İpek ile yarışa girecek olan Adnan Keskin, işler ters gider ve seçimleri alamazsa, “Genel Başkan yardımcısı seçimlere aday olarak girdi. Yine kazanamadı”  kabilinden rakiplerin siyasi partilerine malzeme vermez mi?
Elindeki bütün kozları muhalefet aleyhine kullanan iktidar partisi karşısında bu durum CHP açısından daha zor olmaz mı?
CHP Denizli bünyesinde Kazım Arslan başta olmak üzere, çok kaliteli ve dürüst siyasetçiler var. Niçin bu insanlar ön plana çıkarılmaz?
CHP teşkilatı mevcut adaylarına güvenemiyor mu? Neden Arslan ismi yetersiz kalıyor?
Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Önemli olan aday olma cesaretini gösteren insanlara yol göstermek ve arkasında durarak seçimleri almaktır.
Denizli CHP bünyesinde Adnan Keskin’i yetiştirmiştir. O Türk siyasetinin ender kişilerinden birisidir. Ama her seçimde O’nu ön plana çıkarmak, O’nun isminin arkasına saklanmak ise erdemlilik değildir.
Adnan Keskin yıpratılmasın, geriden yeni Adnan Keskin’ler gelsin isteniyorsa, adayların önü açılmalıdır.
Yazık. CHP yine işin başında yanlış yapıyor. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.