Merhabalar sevgili dostlar!
11 yaşındaki bir kız çocuğunun hayalini gerçekleştirdiği bu köşede birkaç dakikalığına benimle nefes alıp, tek yürek olduğunuz için hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.
İlkokul 1.sınıftan itibaren okuduğum hikâye kitaplarının arkasındaki yayınevlerine ‘bende yazar olmak istiyorum’ hayallerini anlatan mektup yazardım.
Harçlığımla bakkaldan pul alır taaa! Caddede ki kahvenin oradaki sarı tenekeli posta kutusuna gider 3 fatiha okur zarfı atardım.
Sonra ki günler çocuk aklımla her gün kahveye uğrar postacı mektupları aldı mı diye sorardım.
Şu an okuduğunuz bu köşe o çocuğun kalbinin attığı yer!
1 kişide 100 kişide okusa aynı coşkuyu tattığı yer!
SİZ! Bu kız çocuğunun en büyük hayaline ortak olduğunuzun farkındamısınız? Birlikte düşünüldüğünde
Ben, editörümün bana verdiği şansla, rabbine yaptığı duaları kabul olan sizinle paylaşım yapan o kız çocuğuyum.
Şu noktaya parmak basmak istiyorum: Beethoven sağırdı ama en güzel besteleri yaptığı gerçeğini!
Kör bir insan bilgisayar kullanabilir fakat ekranı göremediği gerçeğini!
Güneşin doğuş ve batışını hiç görmemiş kör Ressam Eşref Armağan gerçeğini hatırlatarak vurgulamak isterim ki ne edebiyatçı yazarım, dilbilgisi öğretmeni değilim, doktoram da yok, yüksek lisansımda.
Ben sade vatandaşım hem anayım hem okur-yazarım.
Yorumlarınız ve hikâyeleriniz için teşekkürler. Başımın üstünde yeri var.
Pardon! Şunu belirtmeliyim gerçek kişilerin yorumlarını değerlendiririm aynı adresten farklı isimlerle kişiyi hedef gösteren işgüzarlarınkini değil.
Egosu patlak komplo eleştirilere kapalıyız.
Standartları çok yüksek değerli bir okuyucuma tavsiyem parmak ucunla bir tıkla tercih hakkını kullanabilirsin.
İmla hatalarım var farkındayım, nasıl yazdığıma değil ne yazdığım
Seni ilgilendirsin.
Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.
Benim sözlüğüm memleketim, klavuzumda hemşerilerimdir.
Eeee, her babayiğidin harcı değildir. Ne kadar zor değil mi yazmak? Gerçek adınla eleştiri bile yapamıyorsun değil mi?
Meyve veren ağaç her daim taşlanırmış.
Sanat yürek işidir! Gönül işidir!
Duyguları aktarmak, iletişim kurmak, bir köşede BİZ olmak kolay değildir.
Bu köşede yaşanmamış var olmamış hiçbir konu paylaşılmamıştır. Adımızda yazımızda gerçektir.
Toplumun sorunlarını yalın bir Denizli ağzıyla, bazense espritüel anlatmaya, yansıtmaya çalışılırken şivemle yazdıklarımı lütfen, Fransız kafasıyla okuyup İngilizler gibi yorumlama!
Almanlar gibide büyük sorunlar varken küçük detayların üzerinde durma!
İranlılar hırsızın bileğini keser aman!!imla hatalarımdan dolayı elimi kesme.
Asıl adı Aristokles olan Yunanlı Filozof Eflatunun dediği gibi;
Bir ulus için yararlı olan şey o ulusun tabiatına ve bünyesine uygun olandır!
Yüreği temiz tüm dostlara sevgiler!!
Fatma Kaplan ZEYBEK
Yorumlar