Günlerdir CHP içersindeki “hizip” tartışmalarını, “istemezük” yaygaralarını, “Pişmiş aş’a su katma” misali, tam istikrar sağlandı derken; yine kabuk bağlayan yaraları kaşıyanları, parti dışındakilerden medet umarak, yaklaşık 6 aydır dağ bayır demeden gezen ilkeli bir insanı alaşağı etmek için fırsat kollayanları yine ibretle izledik.
Öyle ki, Ankara ile Denizli siyasetinin aynı olmadığını bilenler; yazarlar, gazeteciler köşelerinde, iş adamları ise koltuklarında Denizli’de CHP’ye kılıf dikenler; emrinde çalıştıkları insanları başka siyasi partilerde yer bulamayınca CHP’ye yamamaya çalışanları gördük.
Birisi Adil Demir dedi.
Birisi - sonradan- Beyhan Aslan dedi.
Birisi, bir başka isim ortaya attı.
Kimileri de, Ankara’dan gelecek Kazım Arslan alternatifli haberlere kulak kabartarak, sanki aday kendisiymiş gibi probaganda yapmaya başladı.
Ama heyhatttt!
CHP Genel Merkezi, başta büyük siyasi üstad Adnan Keskin olmak üzere siyasetin nabzını tutanlar, “Dere geçerken süvari değiştirilmeyeceğini” bildiklerinden, anketlerde ve temayül yoklamalarında birinci çıkan ve Denizli örgütünü arkasına alarak 30 Mart seçimlerine CHP örgütlerini topyekün sürükleyen Kazım Arslan ismi üzerinde birleştiler.
Sonunda kazanan sağ duyu oldu. Bu kez CHP’de ayak oyunları tutmadı.
12 Eylül öncesi MHP gençlik kollarında, Ülkü Ocakları bünyesinde mücadele veren, 12 Eylül sonrası ise “siyasete Turgut Özal ile başladım” diyen, ANAP’tan Milletvekili olan Beyhan Aslan’ın ismi, Ankara’da Mansur Yavaş isminin ortaya çıkmasıyla “neden olmasın” kabilinden ortaya atıldı.
Mansur Yavaş Ankara Beypazarı ilçesinde 2 dönem belediye başkanlığı yaptı. Beypazarı’nda yaptığı çalışmalar siyasetten ziyade bölge insanına ekonomik olarak döndüğünden sağ-sol ayırımı olmadan bütün insanlar Yavaş’a güvendi. Bunun sonucudur ki, Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde Melih Gökçek’i devirebilecek tek adam olarak anketlerde çıkmış ve CHP’nin adayı olmuştur.
Beyhan Aslan ise, 12 Eylül sonrası MHP bünyesinde kalmayarak ANAP içersinde mücadele etmiş, o tarihlerde MHP camiasının oyları ile milletvekili seçilmişti. Yerel yönetimlerde bir tecrübesi de yok, Üstelik, o tarihten sonra ilimizde hiçbir siyasi faaliyeti olmamış, Ankara’da ikamet etmeye başlamıştır. Ancak, her seçim döneminde ismi Denizli’de birileri tarafından lanse edilmiştir.
Yani, iki aday ve iki il arasında dağlar kadar fark var. Bu fark gerek siyasi çalışmalar, gerekse adayların siyasi tercihlerinin tabanda yankı bulma şekli farklıdır. Bu yüzden, Beyhan Aslan isminin CHP bünyesinde başarılı olması mümkün değildir.
Buna paralel olarak, son yapılan anket çalışmalarında ilimizde AKP oylarının yüzde 11 dolaylarında eridiği, bu oyların yüzde 9 civarının kararsız konuma düştüğü söyleniyor. Yani, adayın kimliği bu oyların hareketlenmesine vesile olacaktır.
Eğer bu kararsızlar, Osman Zolan, Ali İpek deselerdi kararsız duruma düşmezlerdi. O halde CHP adayının kimliği burada çok önemli olmaktadır.
Denizli’de seçimlerin bıçak sırtında olacağı, iyi olanın kazanacağı bir konuma gelmiştir. Köyden kentliye kadar bütün insanlar, Büyükşehir olgusu ile kendilerine de hizmetlerin geleceğini bildiklerinden bu kez “ince eleyip, sık dokuyacak” konuma gelmiştir.
İşte, bu ortamda CHP’yi sırtlayacak adayın yine kendi içersinden “sosyal demokrat” bir isim olmasının önemi ortadadır.
Her ne kadar, siyaset, siyasi parti ayırımı kalmadığı düşünülse de, Denizli’de insanların hele hele CHP’lilerin beynindeki “parti” olgusunu silemezsiniz, başka partilere de oy verdiremezsiniz.
İşte bunun içindir ki; CHP’de sular durulmuş, sağ duyu kazanmıştır.
Hayırlı olsun Kazım Arslan… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.